Özel Bölüm
sarininenmasumu bölümü ithaf ediyorum. Kendisinin Vehim hikayesini seveceğinizi düşünüyorum...
Akın Ve Berna'nın oğlu Yalın Umut'un hikayesi... profilimden ulaşabilirsiniz...Umudun peşinde...
http://my.w.tt/UiNb/kLgkf0qE3v
Bakalım Aşk mı Dostluk mu kazanacak...
ARKADAŞLAR. WATTYS2016 YA KATILDIM.DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUM.YAPMANIZ GEREKEN #WATTYS2016 #WATTYSCHOİCE YAZIP
https://www.wattpad.com/story/35867656-alnımın-yazısı-1-2-wattys2016
Linki yazıp tweet atmak... lütfen sevdiğiniz hikayeyi destekleyin. Çok zor değil twet atmak.
Keyifli okumalar...
"Gökmen sana bir haberim var tatlım."
"Nedir karıcığım"diyerek Gökmen iyice bana sokulduğunda "hamileyim, bir aylık..."deyi verdim bir anda... Gökmen hayretler içinde bana bakmaya başladı.
" Hayatım oğlumuz daha üç aylık şimdi bu nereden çıktı?"
" Nasıl olduğunu hatırlatması ister misin ?"deyip dudaklarına kapandım." Gökmen tepkisiz kaldığı gibi benden uzaklaşmıştı.
"Bu imkansız Derin."
"Ne den imkansız olsun ki? Lohusalık dönemim bitene kadar neredeyse düz duvara tırmanmadığın kaldı. Sonrasını hatırlatmaya devam edeyim mi?" Deyip yüzüme yalancı bir tebessüm kondurdum. "Bebeğimiz bir ayını geçmiş bende bu sabah öğrendim." Deyip elimi karnıma götürdüğümde Gökmen ciddi olup olmadığımı anlamak için gözlerimin içine bakıyordu. Gülmemek için kendimi zor tutuyordum.
"Şaka yapmıyorsun Derin..."
"Keşke yapsaydım ama maalesef. Üstelik düşük tehlikesi olduğu için doğuma kadar bana dokunmaman gerekiyormuş."
"Yine mi? inanmıyorum! Ya nedir bu çektiğim Allahım. Ne günah işledim"deyip Gökmen yatağın kenarına oturmuş başını ellerinin arasına almıştı. Ah canım kocacığım hak vermemek yalan olurdu. Kızım doğduktan 6 ay sonra oğluma hamile kaldım ve hamileliliğim zor geçmişti. Evleneli çocuklardan birbirimize pek zaman ayıramıyorduk. Abime uymakla hata ettim fazla ağır oldu galiba. Abim Gökmen'e bir nisan şakası yapalım diye tutturduğun da hayır diyemedim.
Dün...
Abin Berna ile ziyarete gelmişti.
Yeğenlerini özlediğini söylüyordu. Mesleğe geri döndükten sonra pek fazla görüşemiyorduk.
"Derin... Gittikçe bana mı benzemeye başladı ne bu ufaklık..."Dediğin de Berna ile kıkırdamaya başlamıştık.
"Abi hala Yalın Umut'un büyüdükçe Gökmen'e benzemeye başladığını hazmedemiyorsun. "
"Saçmalama Derin! Dolandırma da kıskanıyorsun de rahatla." Berna'nın kıkırdaması kahkahaha dönmüştü.
"Ben öyle bir şey demedim. Kıskanıyor musun?" Deyip abimin gözlerinin içine baktığım da "Aman ne kıskanacağım o zibidiyi" diyerek sıyrılmaya çalıştı.
"Aynasız, o zibidi benim amcan senin eniştem...Kabul et amcamı içten içe oğlumuz ona benzemeye başladığı için kıskanıyorsun. "
"Neresi benziyormuş. Oğlumun gözleri hala mavi..."
"Eskisi kadar mavi değil yeşile döndü."
"Neyiniz var sizin bu akşam. Benimle alıp veremediğiniz nedir? Küstüm ben gidiyorum." Abim oğlumu kucağıma bırakıp ardına bakmadan kapıya doğru yol aldığında oğlumu Berna'ya verip koşarcasına abimi gidip durdurdum. "Abi lütfen... Şaka yapıyorduk sadece... Nereye gidiyorsun? Affet beni bak ağlarım."deyip çocuk gibi dudaklarımı büktüm.
Abim bir süre gözlerimin içine baktı. "Çok bozuldum. Biraz sürün."
"Kocacığım çocukluğu bırakır mısın?"
"Kimmiş çocuk. Dün gece erkek olduğumu fazlasıyla ispat ettim diye hatırlıyorum." Berna'nın an an yüzünün kızarıp pancara dönerken kızgın boğadan farksız değildi.
"Akın! "Berna hızla yanıma gelip oğlunu bana bıraktı. Kocacığım bu gece eve gelmeyi aklından bile geçirme yoksa yapabileceğimi kestiremiyorum." Deyip ardına bakmadan evden ayrıldığında abim kahkahalara boğulmuştu.
"Abi bıkmadındın mı bu kızı utandırmaktan."
"Ne yapayım elimde değil onun utandığında al al olan yanaklarını seviyorum. Kızdığı zaman onunla ilk tanıştığımız günler aklıma geliyor."
"Of abi! Hiç akıllanmayacaksın. Bu gece de onsuz yatacaksın."
"Merak etme, aynasız laz kızının gönlünü almasını iyi bilir. Sen benim gönlümü nasıl alacaksın onu söyle. "
"Abi gerçekten üç yaşında bir çocuktan farkın yok. Ceyhun'u büyütürken bu kadar uğraşmamıştım."
"Tamam o zaman konuşacak bir şey yok demektir..." Abim arkasını dönüp giderken "Tamam ne istiyorsun affetmek için." Dediğim de gözlerinde muzip parıltılar belirdi. Kim bilir aklından neler geçiyordu.
"Yarın bir nisan"
"Tamam da bunun konumuzla ne alakası var. "
"Gökmen'e şaka yapmayı planlıyorum."
"Benden yardım istiyorsun. Ve anladığım kadarıyla bu Gökmen'in hoşlanmayacağı bir şaka ve sen bu durumu lehine çevirmek için kullanıyorsun."
"Aferim benim zeki kardeşim."Deyip yanaklarımı sıktı.
"Hala didişmekten bıkmadınız mı? Sadece sen değil Gökmen'de koca bir çocuk. Ne planladım bari."
"Gökmen'e hamile olduğunu düşük tehlikesi olduğu için bebek doğana kadar onunla beraber olamayacağını söyle"
"Yuh! Abı bunu yapamam. Biliyorsun Göktuğ'da da Merve'de de aynı şeyleri yaşadım. Bu durum ikimiz içinde zor bir süreçti."
"Seni duyan gerçekten hamile kal dediğimi düşünür sadece bir gün sürecek bir şaka..."
"Abi lütfen.. başka bir şey işte..."
"Üzgünüm olmaz. "
El mahküm kabul ettim. Gökmen'in bu dutüm hiç hoşuna girmeyecekti.
Şuan..
Ah! Haklıydım Gökmen'in bu durum hiç hoşuna gitmemişti. Sanırım bir nisan şakasını fazla uzatmasam iyi olacaktı. Gökmen'in yanına gidip oturdum. Başını avuçlarımın içine aldım.
"Gökmen aşkım."
"Aşkım özür dilerim. Bir çocuğunuz daha olacağı için çok mutluyum inan ama fazla erken. Daha sana doyamamışken. Bu durum biraz benim için zor olacak ama zamanla alışacağım." Yufka yürekli kocam benim.
"Üzülme aşkım... "
"Üzülmedim."
'Yine de sana söyleyeceklerim seni mutlu edebilir..."
"Ne söyleyeceksin?"
" Allah bu bebeği verdiyse vardır bir nedeni. Belki de sana bir nisan şakası yapmak istemiştir"dediğim de Gökmen aval aval yüzüme bakmaya başlamıştı. Bir süre sonra bakışlarını kıstı "yani... yani..."Anlaması uzun sürmemişti.
" yani hamile değilsin tüm bunlar bir nisan şakası mıydı?"
"Üzgünüm "deyip abimle aramızda geçen konuşmayı anlattığım da bir hışımla ayağa kalktı.
Oldukça sinirli gözüküyordu.
"Ne yapacaksın Gökmen"
"Bilmiyorum ama yapacak bir şeyler bulurum nasıl olsa"
"Yapma tatlım sadece şakaydı. Sakin ol biraz. Gerçekten hamile de olabilirdim de. Olsaydım aldırmamımı isteyecektin."
"Tabi ki hayır sadece Gökalp çok küçük ve sen sezeryanla doğum yeni yaptığın için endişelenmiştim. Bu korkuları bana yaşattığı için Akın'ın kurtuluşu yok."
"Ne yapmayı planlıyorsun?"
" Bekle ve gör karıcığım. "
Saatler sonra...
Saatler geçmiş Gökmen'den tüm yoktu.
Bir süre sonra yanıma gelmişti.
"Çocuklar uyudu mu?"
"Evet hayatım." Gökmen kollarıyla beni sımsıkı sarmaladı.
"Aklından neler geçiyor."
"Aslında sana söylemeden abine şaka yapmayı düşündüm ama üzülen sen olacaktın o yüzden dinle beni...
****
Berna'yı saatlerdir beni affetmesi için ikna etmeye çalışıyordum ama ne fayda? Benim inatçı keçim inadından bir türlü baz geçmiyordu. Kapıyı usulca açtım. İçeri süzüldüm. Berna üzerin deki beyaz mini geceliği ile loş ışıkta bir tanrıça gibi parlıyordu. Geceliği iyice yukarıya kaymış pürüzsüz bacakları seyirlik manzara sergiliyordu.
" Ah şuan yanında olabilir onu kendine ait kılabilirdim ama cezalandırılmıştım. Üzerimi çıkarıp usulca yanına sokuldum. Yasemin kokusunu ciğerlerime çektim. Boynuna öpücük kondurdum.
"Laz kızı affet beni"diye kulağına doğru fısıldadım."
Tık yoktu. Önceden işe yarardı. Artık taktik değiştirmeliyim sanırım. Berna gözlerini yarı baygın açmış "of çok sıcak oldu burası diyerek doğruolmuştu. Üzerinden geceliğini çıkarıp yere fırlatmıştı. Odanin sıcaklığından şüphe duysam da ben heran ateş alabilirdim. Karım yarı çıplak üstü açık yanımda yatıyor ama cezalı olduğum için ona dokunamıyordum.
"Berna..."Ses yok..
"Laz kızı..." Ses yok.
"Karıcığım..."
Yerinden bir hışımla doğruldu. Mahmur gözlerle bana bakerken iyice yaklaştı yaklaştı... Kollarını boynuna doladı... Affedilmiştim zafer benimdi. "Akın"deyip sıcak nefesini kulağıma üfledi. "Beni bu bayatlamış numaralarla kaldırabileceğini sanıyorsan yaniliyorsun " deyip beni iterek yataktan attı.
"Şimdi rahat dur. Yoksa yatağıma dahi almam. Önümü gözleriyle işaret etti. " Soğuk duş al aynasız. Hatta buna alış. Akıllanana kadar bana tırnağını bile sürmek yok ."
Dedikten sonra nisbet edercesine yataktan kalkıp salına salına yanımdan geçerken yerden kalktım.
"Demek öyle laz kızı" deyip Berna'yı kucakladığım gibi banyoya götürdüm. Suyun soğuk tarafını açtığım da Berna çığlık atmaya başlamıştı.
"Aaa yapma karıcığım az önce çok sıcak olduğunu söylüyordun."
"Akın donuyorum soğuktan hasta olursam seni mahvederim."
Merak etme ben seni ısıtırm "deyip dudaklarına kapandığım da bir süre itiraz etse de zafer benimdi.
***
Berna'yı soğuk suyun altına atmak kötü fikirdi. Zangır zangır titriyordu. Aslında benim açımdan kötü de değildi. Isınmak için tüm geceyi bana sarılarak sabahlamış bana kızgınlığı uçup gitmişti. Sabah kahvaltımızı yapmış çocukları uyutmuş televizyon izliyorduk. Telefonum çalmaya başladı. Telefonuma elime aldım. Arayan Derin'di pazar sabahı bu saatte aradığı pek nadirdi. Sanırım dün olanları anlatacaktı. Gökmen'in verdiği tepkiyi merak ediyorum dedim tebessüm ederek.
"Efendim güzel kardeşim" dediğim de Derin hıçkırıklara boğulmuş ağladığını duyunca gülüşüm solmuştu.
"Derin ne oldu? Neden ağlıyorsun?"
"Abi yanıma geliyorum? Sana ihtiyacım var."
"Tamam"deyip telefonu kapattım. Berna 'da iyice endişelenmişti.
"Dakikalar geçmiş Derin gelmişti. Ağlayarak bana sarıldı.
"Derin ne oldu? Gökmen bir şey mi yaptı sana. Yoksa dün ki şakadan dolayı. "
"Abi Gökmen'e şakayı söyleye fırsat bulamadım. Çünkü Gökmen benden boşanmak istediğini söyleyip evi terk etti."
"Ne!" Aynı anda Berna ile şaşkınlık içinde birbirimize bakmaya başladık.
"Tatlım şaka... Şaka olmalı sana bir nisan şakası yapmış olmalı."
"Hayır abi şaka değil. Boşanma kağıtlarını bile hazırlamış. İmza atarsam tüm bağım kopacak. Dün eşyalarını toplayıp gitti. Biraz nefes almak istiyormuş. Bunalmış çocuklardan nefes alamıyormuş. Her şey üstüne geliyormuş."Derin'in gözleri kıpkırmızı olmuştu. Yalan söylemiyordu.
"Nere de o onu öldüreceğim."
"Bilmiyorum. Bildiğim tek şey hamile olduğumu söyleseydim. Onu da aldırmamı isteyeceği..."
"Onu mahvedeceğim."
Hemen Erkan'ı arayıp nerede olduğunu telefonun sinyallerinden buldurdum. Gökmen ölmek için kendi ayaklarıyla buraya geliyormuş...
"Kızlar siz içeri"
"Abi lütfen ona bir şey yapma. Onu çok seviyorun. Belki orta yaş bunalımına girmiştir."
"Başlatma beni bunalımına"
"Berna ne olursa olsun mutfaktan dışarıya çıkmak yok. Duydun mu beni?" Emredercesine dediğim de
"Saçmalama Akın amcama elini kaldırırsan beni unut"dedi. O an bakışlarım kesinleşmişti.
"Sakın beni tercih yapmak zorunda bırakma. Ben hala yıllar önce ki adamım ya senle bir ömür ya sensiz ölüm" dediğim de Derin ve Berna'nin gözleri dehşetle açılmıştı.
"Akın sakin ol belki amcam pişman olmuştur. Derin'in gönlünü almak için senden yardım isteyecektir."
"Şu saatten sonra sittin sene geçse seni ona vermem. "
"Abi ben onu çok seviyorum. Onsuz yaşayamam. Üç çocuğum var. Onların babalarına ihtiyacı var."
"Ben varım. Onu aratmam. Ama o sizi ve çocukları çok arayacak."derken kapı çaldı.
"Mutfağa" Derin ve Berna mutfağa girince gidip kapıyı açtım.
Gökmen'i yakasından tuttuğum gibi içeri fırlatttım. Gökmen bir iki adı sendeleyerek yere düşmüştü.
"Ölümlerden ölüm beğen."
"Neden böyle yaptığını anlıyorum. Derin anlatmış olmalı... Kızmak ta haklısın ama yapamıyorum. Bir şeyler değişti içimde. " Gözlerinin içine bakıyorum. Hala bir oyun olup olmadığından emin olmak için ama hiç bir belirti yoktu.
"Seni mahvedeceğim. Ne Derin'i ne çocukları bir daha göremeyeceksin?"
"Böyle bir niyetim yok zaten. Gidiyorum buralardan..."Dediği an yumruğumu sıkıp yüzüne sertçe vurdum.
"Oğlum var ya bittin. Sakın pişman olup geri dönme yoksa seni öldürürüm. " Burnundan soluyordum. Silahım elimde olsaydı kaza çıkabilirdi.
"Böyle bir niyetim yok zaten. Geri dönmek için önce gitmek gerek."Kaşlarım çatılmıştı.
"Ne demek... Niyetin beni çıldırtmaksa az kaldı. Seni öldürmekle hapse de girmem böylece" dediğim de Gökmen kahkaha atmaya başlamış, Derin ve Berna gülerek yanımıza gelmişti.
Derin bana sıkıca sarıldı."iki nisan şakası bu da Gökmen'den sana olsun."
"Yani tüm bunlar şaka mıydı?"
"Evet kocacığım bir dersi hak ettiğini düşündük."
"Sende mi Brütüs" artık salon kahkahalarımıza eşlik ediyordu.
"Ömrümden ömür gitti.Artık Bunun altında kalmayacağıma emin olabilirsiniz."
"Yapma abi, artık yeter. Birbirinze eşşek şakalar yapmayı bırakın. Aslın da iyi oldu. Gökmen şaşırıpta böyle bir şey yaparsa nelerle karşılaşabileceğini gördü. Beni terketmeye cesaret edemez..." Gökmen yerden kalkıp Derin'e sarıldı. "Kardeşini ancak ölüm alır benden..."deyip şakağından öptü....
"Oğlum manyaksın sana yumruk attım. Silah çekmemek için kendi mi zor zaptettim."
"Ah ilk kez atmıyorsun yumruk. Ayrıca biliyorum ki o tetiği asla çekmezdin."
"Bu iş bura da bitmedi Doktor bozuntusu."
"Ne zaman istersen Aynasız"
Bir süre bu durumu üstümden atamamıştım. Şakası beni bu hale getirmişken gerçek olması... Allah göstermesin... Gökmen ve Derin evden ayrıldıktan sonra Berna ile başbaşa kaldım."
"Karıcığım senin bu şakadan haberin var mıydı?"
"Şey kocacığım."
"Ney Berna"
"Dün yaptığın edepsizlikten sonra küçük bir cezayı hak ettiğini düşündüm. Amcam bana mesaj atıp senin hazırladığın bir nisan şakasını anlattı ve kendi planını anlattı. Bende hayır diyemedim."
"Hayatım kocanın arkasından iş çevirdiğin için cezasız kalmayacaksın."dediğim de Berna'nın gözleri pörtlemişti.
"Ne.. Ne yapmayı planlıyorsun?" Diyerek merdivenlerden koşarcasına çıkmaya başlayınca peşinden koşup Berna'yı yakaladığım gibi kucağıma aldım.
"Akın bak şimdi çocuklar uyanır. Hadi beni indir yere"
"Artık çok geç karıcığım"deyip dudaklarına kapandığımda tüm kızgınlığım korkum uçup gitmişti. İyi ki hayatımdasın Yasemin kokan güzel yürekli karım...
Ve iyi ki varsınız kardeşim ve dostum diye içimdem geçirdim. Eminim hayatım sıkıcı olurdu...
Okumam için önerilen hikayeler bende size öneri yorum... Bir şans verin..
saraaydin1215 = NEFRET
@aşkdoktoru_=Acının boşluğu
oguzsagirci=Günah ve Ödül
@BraAt =Ben
@gururla =İçİnde Kalmasın
@Elif753 Bana ellerini ver
@gecedengelenler = Ruhun külleri kullanıcıdan bahset kullanıcıdan bahset bahset kullanıcıdan bahset bahset kullanıcıdan bahset
FIRTINA ESİNTİME BEKLİYORUM SİZİ.
Bạn đang đọc truyện trên: Truyen247.Pro