
chapter 17 "engagement"
Kalbim kırıktı, kafam karışıktı, yorgundum, mutsuzdum.. Aptal gibi yine ona kapılmıştım. Şimdi tamamen kayan aklımı toparlamaya çalışıyor, bir yandan da Zayn'in yaptığı kalleşliği hazmetmeye çalışıyordum.
Çok ama çok kırılmıştım. Ben onun için Luke'dan uzak durmaya çalışıp kendimden uzaklaştıramayı denerken o nişanlanıyordu..
Akşam nişanına gidecektik. Nefret ettiği üvey babası sayesinde nasıl bir nişan düzenlemeyi düşünüyor merak ediyordum.
Battaniyemin altına girmiş saattlerdir ağlıyordum. Çok mutsuzum ya.
Uzun bir süredir Luke aşıktım ben, nasıl şimdi Zayn için ağlayabiliyordum.
Etrafımdaki herkes Zayn'in dönüşüne şaşırmış ve biraz da gerilmişti. Gerçekleri bildiği için artık herkes diken üstündeydi, çünkü döndüğünden beri hiçbir olay çıkarmamıştı. Ama ben şaşkınlıktan çok kızgındım.
Çünkü ben onun gerçekte ne için geldiğini biliyordum.
Göz yaşlarımı silip uzandığım koltukta yan döndüm ve telefonumu elime aldım.
Zayn'e yazmak istiyordum. Beni düşürdükten sonra nasıl başkası ile nişanlanabiliyordu? Ama o yapardı, piçin tekiydi.
Ona yazmaktan vazgeçip gözlerimi kapattım. Luke ile tatilden döneli üç gün olmuştu. İyi bir adamdı, evet. Ama ben artık onunla olmak istemiyordum ki. Bana dokununca kendimi bulurdum, ama Zayn hayatıma girdi gireli Luke'a yabancılaşmıştım. Kendimi ona ait hissetmiyordum. Ayrılacaktım ama..Değer mi? Zayn gibi bir piçe aşık olduğum için beni çok seven adamı bırakmaya değer mi?
Daha fazla düşünürsem beynim patlayacaktı.
Üstümdeki battaniyeyi itip ayağa kalktım. Önce bileğimdeki toka ile saçımı toplayıp banyoya girdim ve yüzümü yıkadım.
Akşama az kaldığı için hazırlanmaya başlamalıydım. Elbisem hazırdı. Maşa makinasını fişe takıp makyaj çantamı aynalı masamın üstüne döktüm ve sandalyeyi çekip oturdum.
Malikler'in gelini olacaktım ben, herkesten daha çok ilgi çekmeliydim.
Ağlayarak saçımı maşa yapıyordum, az kalmıştı. Birazdan da makyajımı yapacaktım.
Bir buçuk saat içinde saçımı ve makyajımı bitirdikten sonra dolabımdan askıya astığım elbisemi çıkardım.
Dikkatli bir şekilde üstüme geçirdim.
Siyah stilettolarımı da giyindikten sonra takılarımı boynuma geçirip çantamı hazırladım.
Saat yedi gibi Luke beni almaya gelecekti ve birlikte gidecektik. O gelene kadar salona geçip instagramda oyalanmaya başladım.
+
Mila ile Zayn'in gözümün önünde sevişmelerini izlerken şarap bardağını kırarcasına sıkıyordum.
Canım yanıyordu.
Yüzükler getirildi, önce Mila'ya sonra Zayn'e takıldı. Birkaç hoş söz söylendi, ufak konuşmalar yapıldı. Ben ise Luke'a tutunmuş izliyordum sadece.
Ve herkes onları alkışlarken sol gözümden bir damla yaş aktı.
Bana ilişki bile vaad etmeyen bir adam için niye ağlıyordum ya.
Daha fazla ayakta durmak istemiyordum. Birkaç dakika sonra herkes kokteyle geçti. Zayn ise gözlerimin içine baka baka Mila'yı öptü.
Yavşak.
Luke'a sarıldım sadece.
Sinirle arkamı dönüp salondan ayrıldım ve uzun koridorda yürümeye başladım. Merdivenlerden aşağı indim ağlıyordum ve makyajım bozulmasın diye engel olmaya çalışıyordum.
Hava buz gibiydi, ve ben incecik elbise ile kendimi bahçeye atmıştım.
Kendi hayatımı kendi kendime bok etmiştim. O eski çirkef kıza dönüşmek istemiyordum. Ben çok uğraşmıştım, çok çalışmıştım o kızdan kurtulmak için uğraşmıştım ama yine batıyordum.
Soğuk havaya rağmen direnmeye çalışırken arkamda adım sesleri duydum. Dönmemiştim.
"Dakota,"
Sesi kulaklarımı doldurduğunda kalbim teklemişti.
Dizlerinin boyuna gelen siyah paltonsuna sarılmış kolumu tutmuştu.
"Bırak!"
"Neden ağlıyorsun?"
"Sana ne bırak!"
"Neden ağlıyorsun diye sordum."
"Mutluluğuna şahit olmak beni çok duygulandırdı!" diye bağırdım yüzüne doğru. Rüzgardan uçuşan saçlarımı zapt etmeye çalışırken titriyordum soğuktan.
Zayn bunu fark etmiş olacak ki paltosunu çıkardı ve omuzlarıma bıraktı.
"İstemez, çek şunu." dedim burnumu çekerek.
"Giy işte donacaksın."
"Seni ne ilgilendiriyor?"
Paltoyu çıkarıp ona attım ve bahçeden koruya doğru yürümeye başladım. Bacaklarım birbirine çarpa çarpa yürürken yere kapaklanmıştım.
Dizimin acısı yüzünden ağlamam bin kat daha da artmıştı. Boğazlarımın acıdığını hissediyordum. Zayn beni tutmak için yanıma çömeldiğinde gözlerinin içine baka baka ağlamaya devam ettim.
Kollarını bana sardığında karşı koyacak enerjim kalmamıştı. Sıcacık göğsüne sokulduğumda bebek gibi ağlıyordum.
Hayvan.
Beni ne hale getirmişti.
Zayn korunun bitişindeki seranın kapısını açtı, her yer karanlıktı. Küçük el lambasını çıkardı ve beni çimlerin üstüne serili mindere yatırdı. Sera küçük bir yerdi. Dikdörtgen şeklinde tek katlı bir yerdi.
Zayn yanıma çömeldiğinde kanayan dizime dokundu. Acıyla çığlık attığımda, Zayn dokunduğu için pişman bir ifade ile baktı.
Hemen bir peçete buldu ve kanayan yarama sertçe bastırdı.
Ağlamam durmuş, sakinleşmiştim. Islak gözlerimi sildim ve ona bakmaya başladım. Paltosunu tekrar üstüme örttü.
"Niye ilgileniyorsun benimle? Nişanlın bekliyordur."
Bana ters ters baktı.
Zaten bugün nişanı olduğu çok özenli giyinmişti, kıskanmıştım. Bir de benimle ilgileniyordu.
"Seninki de bekliyordur."
Al işte, her şeyi inat.
"Şerefsiz. İnat olsun diye yaptın değil mi?"
"Senin yanındayken şerefsizlikten konuşmak haddim değil."
"O zaman siktir git!" diye bağırdım.
"Ben nişanlandım diye mi ağlıyorsun?"
"Hayır. Neden senin için ağlayayım ki?"
"Doğru, neden? Değil mi..?"
"Gideceğim ben."
Kalkmaya yeltendiğimde bileğimi tuttu. "Otur oturduğun yerde."
"Ayı."
Donuyordum ve omuzlarımdaki paltoya sıkıca sarıldım.
"Onunla tatilde olduğunu öğrendiğimde aynı senin şu an olduğun gibi hissettim ben de."
Saçımı okşamaya başlamıştı. Anında ısındım sanki.
"Sana ihanet etmedim. Çok zor durumda kaldım."
Ellerimi yanaklarına koyup sakallarını sevdim. "Lütfen.."
Gurur falan sikimde değildi şu an, Zayn'i özledim. Onu istiyorum, deli gibi onu istiyorum.
Boynuna sarılıp kucağına atladığımda o da aynı hızla elbise askılarımı indirip yüzünü göğüslerime gömdü. "Kızlarım,"
Az önce ağlıyordum ama şimdi kahkaha atmıştım.
Beni mindere yatırdı ve üstümdeki her şeyi bir çırpıda çıkarıda kendi de sadecr pantolonunu çıkarıp içimi dolurdu.
"Ahh,"
Ona tutunduğumda aletinin soğukluğu ürpertmişti.
Nefes nefese kalmış bir halde yakasına yapışıp dudaklarına uzandım. Açlıktaymışız gibi öpüşüyorduk.
Tümünü bana bastırdığında çığlık atacaktım ki Zayn elimi ağzıma kapattı.
Bir bacağımı kaldırıp beline sardı, kalçamı avuçladığında belimi havaya kaldırdım.
Saçıma yüklenip çekmeye başlamıştı. İçimdeki aletine ellerimi sardım ve kendime daha da itmeye çalıştım.
"Kızım, ahh.."
Zayn başını geriye atıp erkeksi sesler çıkarmaya başladı.
Sırtına tırnaklarıma geçirip güzel vücudunda izler bıraktım.
"Nişanını sikeyim senin." Tırnaklarımı hem sırtına hem de aletine en sert şekilde bastırdım.
Zayn yerinden zıplayıp acıyla kıvrandı.
"Orospu." Saçımdan tutup beni ters çevirdi. Göğsünü sırtıma bastırıp kalçamı kendine çekti.
Kendimi ona doğru gel giy yaparken boynuma doğru hırladı.
Birkaç dakika yükselmiş bir halde devam ederken Zayn rahatlayıp üstüme düştü.
İkimiz de nefes nefeseydik.
Öldüm sanırım.
Yavaş yavaş sırt üstü dönmeye çalışırken Zayn kolunu bana sardı, alnımdan öptü.
Tam dudaklarına uzanacakken seranın dışından kırılma sesi geldi.
Dehşete düşmüş gibi bakarak Zayn'i üstümden ittim ve kıyafetimi üstüme siper edip camdan bakmaya çalıştım.
Kahretsin. KAHRETSİN.
Sıçtık biz sıçtık.
Zayn de korkmuştu şaşkınlıkla etrafa bakındı.
KAHRETSİN.
+++
ABİİ FŞQÜSÇXŞĞEWŞÇDÇC
ÇOK EGLENECEGİZ VE ÇOK HARİKA ŞEYLER OLACAK!!!!
çok az bölğm attım buna ama 3 4 bölüm üst üste gelecek ve 20 olur mu olmaz mı bilmiyorum final is cominggggg
sizi seviyorum muaaawwhhh
OH MY MY MY OH MYYY
&&&
Bạn đang đọc truyện trên: Truyen247.Pro