Chào các bạn! Vì nhiều lý do từ nay Truyen2U chính thức đổi tên là Truyen247.Pro. Mong các bạn tiếp tục ủng hộ truy cập tên miền mới này nhé! Mãi yêu... ♥

~Savaş Başlıyor~Part I

Giray masasında oturmuş gözü çevirdiği dosyaların sayfalarında olsa da aklı tamamen Nergisteydi.4 gündür ne huzur veren sesini duymuştu ne de iliklerini ısıtan varlığını hissetmişti.Sinirle ağzından çıkanlara dikkat edememişti ama o da içindeki yangınını resmen körüklemişti. Sıkıntıyla derin bir nefes verdiğinde karşı masasında oturan arkadaşı “Neyin var?” diye seslenince kafasını kaldırdı.

“Bunaldım biraz.” İçindeki sıkıntıyı birisine anlatmayı o kadar çok istiyordu ki tabi şuan neyin var diye soran Demirhan dışındaki herkese içini dökmeye hazırdı.

Demirhan kafasındaki planı işleme koymak için yeterince beklemişti. Zaten kendi canı da sıkkındı.Olaylı doğum gününden sonra bütün huzurları onları terk etmişti.O gece Melihin mekanı terk etmesiyle Sedanın üzerine gidip olayı sorgulamış olsalar da Seda profesyonel bir oyuncu gibi sakin kalmış Erenin dediklerini onaylamıştı. O dakikadan sonra kimse orada bulunmak istemediğinden dolayı eğlenceye son vermişler ve dağılmışlardı. Melihin hali perişandı.Her akşam çocuklarla toplanıp adamın yanına gidip destek olmaya çalışsalar da Melih "iyiyim gelmeyin artık!" demesi olaya son noktayı koymuştu.

“Sen ne düşünüyorsun?” Giray Demirin uzaklara dalmış halini merak etmişti.Nihanla arayı düzeltmiş olsa da Melihin durumunu ertesi gün dinlemiş ve kendi başına gelmiş kadar üzülmüştü.Nergis ondan başkasıyla evlenmeye karar verse ölürdü herhalde ama önce evleneceği o lavuğu öldürürdü!

“Bizim şirkette finans müdürü  geçen babamla konuşmuş.Oğlu için.” Demirhan bütün dikkatini arkadaşının üzerine vermişti. Birazdan adamın duyacakları karşısında tepkisini büyük bir heyecanla bekliyordu.

Giray gayet rahat tavrıyla “İş için mi?” diye sorduğunda Demirhan sinsice gülümseyerek “Evlilik için!” cevabını verdi.

“Babana ne bu durumdan? En son bildiğim kadarıyla mimardı.” Masasındaki çaya uzanan Giray dudaklarına götürüp büyük bir yudum almasının ardından işittiği gerçeklikle tükürmesi bir oldu.

“Nergisi istemiş..”

Giray içtiği çayı geri püskürtürken önündeki önemli dosya olduğu gibi çaya bulanmıştı.Gelen öksürük kriziyle baştan aşağı kızaran genç adam oracıkta ruhunu teslim edecekti.

“Lan oğlum yavaş iç şunu! İyi misin?” Demir arkadaşının tamda tahmin ettiği gibi bir tepki vermesine şaşırmamıştı ve çay içerken söylemesi de tesadüf değildi elbette..

“Ne-ne demek Nergisi istemiş?Baban ne demiş? Kabul etmiş mi? Oğlum hangi devirde yaşıyoruz. Olmaz öyle şey! Saçmalık!” oturduğu yerden kalkıp masanın üzerinden neredeyse adamın üzerine atlama pozisyonuna gelen Giray ne yaptığının farkında bile değildi.

Demir bacak bacak üzerine atıp arkasına yaslanarak büyük bir keyifle “Bitti mi?” diye sorduğunda Giray anlamayan bakışlarla arkadaşının suratına ablak ablak bakmakla yetindi.

“Diyorum ki babam bile böyle tepki vermemiştir.”

“Nasıl vermez.Hadi o vermedi.Sen ne bokuna vermedin? Ya o Emir malı?”

Demir içine attığı kahkahalar yüzünden çatlayacak durumdaydı. Oh olsun sana nasılmış adam uyutmak Giray efendi! diye içinden kıs kıs gülerken sakince arkadaşının sinirden patlayacak suratına baktı.

“Kaç yaşında kız.Kısmet bu işler.Turşusunu kuracak halimiz yok ya! Hem ben tanırım iyi çocuktur Şerafettin!”

“Şerafettin mi?”

Demir dudaklarını ısırıp kafasını salladı.Aklına gelen ilk isim nedense Şerafettin olmuştu.
“Hem yakışıklı da! Bence tam Nergisin tipine göre!”

Giray yumruk haline gelen elini o herifin suratına ardı ardına indirmek istiyordu. “Nergisin tipine göre biri varsa o sadece benim ulayyn!!” dememek için zor duran Giray ağzının kenarında homurdanırken “Nergis ne dedi peki?” diye merakla sordu.Kabul etmiş olamazdı.

Sonuçta kendisinin ne tepki vereceğini bilirdi!

Sonuçta 4 gündür küs olmaları ilişkilerinin bittiği anlamına gelmiyordu!

Sonuçta o hala onun hayatındaydı!

Nergis benim İşte o kadar ulan!!!

Giray aklında hesap kitap yaparken arkadaşından duyduklarıyla ikinci kalp sektesini yaşadı.

“Bu akşam görüşecekler!”

“Neaaa?Lan ne demek görüşecekler?Nasıl kabul eder?” Ulan Nergis ulan şeytan kız!Bunun acısını çıkartmazsam o füzelerin patlasın!

Genç adamın aklından geçenlerle oluşan öfkesine dur diyecek bir Allahın kulu yoktu.Demirhan ise bulunduğu şu durumdan fazlasıyla memnundu.Planları tıkır tıkır işliyordu.

“Etmemesi için bir nedeni mi var? Bildiğim kadarıyla kimse yok hayatında! Hem sana ne oluyor? Görende abisi sanır hoş ben bile kabullendim durumu!”

“Bende ona şaşırıyorum nasıl kabul edersin.Tanımaz etmezsin.Elin herifiyle kardeşinin yemek yemesine izin veriyorsun!”

“Abartma Giray.Kendin dedin hangi devirde yaşıyoruz diye.Kötü abi olup yoluna taş mı koyayım.Hem ben kardeşime güveniyorum.Zaten şu Florya’daki hep gittiğimiz mekanda yiyecekler.8 gibi falan.”

Girayın gözleri şeytanca parlarken içinden “Artık yaşarsa yer yemeğini!” diye hain planlar yapmaya başladı..

*********** ************* *******
Nergis odasındaki koltukta yarım saattir yatıyordu.Canı hiçbir şey yapmak istemiyordu.Bugün dersi olmamasına rağmen belki Giray gelir diye gelmişti ama öğle arası gelmiş geçmiş ne gelen olmuştu ne giden.. Artık ondan vazgeçtiğini neredeyse kabullenmek üzereydi.Alt tarafı ufacık kavga etmişlerdi.Bunu bu kadar uzatmanın anlamı neydi hala anlayamamıştı.Fazla gurur bir yerlere vurur sözü tamda onları yansıtıyordu.

Duvardaki saate gözü iliştiğinde kapısının tıklanmasıyla yattığı yerden doğruldu.Aralanan kapının ardından Nihanı görmesiyle az da olsa keyiflenmişti.

“Nihan hoş geldin!” Ayağa kalkıp kıza sıkıca sarıldığında Nihanda sıcaklıkla karşılık verdi.

“Hoş buldum bebeğim”

“Ne iyi ettin gelmekle.Canım sıkılıyordu.” birileriyle konuşmazsa delirecekti net!

“Ah sorma bende az alışverişe çıkmıştım.Dönüşte senide göreyim dedim.” Genç kız elindeki poşetleri gelişigüzel bırakıp koltuğa oturdu.

“Aslında dolaşırken abinle konuştum.Bir şeyden bahsetti. Söylemekle iyi mi ederim bilmiyorum ama bilmek seninde hakkın.” Nihanın gözleri sağa sola bakarken içinden de Demire ayak uydurduğu için küfürler ediyordu.
Nergis oturduğu yerde dikleşip merakla “Hayırdır?” diye sordu.

“Girayla alakalı.” Nergis hızla ayağa kalktığında kalbi neredeyse ağzında atıyordu.

“Giray mı?Ne olmuş ona.Kötü bi..” Nihan kızın lafını kesip eliyle kızın koluna yapışıp tekrar yerine oturmasını sağladı.

“Sakin ol.Siz konuşmuyor musunuz?”

“Aramız bozuk biraz.Uzun hikaye”

“Anladım canım.Bak söyleyeceğim ama ne olur üzülme.Hem o kabul etmez seni seviyorsa.”

Genç kız anlamsız bakışlarıyla Nihana bakıp “Neyi kabul etmeyecek? Ay Nihan açık konuş!”
dediğinde sabır taşı çoktan çatlamıştı.

“Annesi ne zamandır bunu evlendirmek istiyormuş”

“Ee?”

“Eesi aradığı helal süt emmiş kızı bulmuş ve Girayı da tanışması için ikna etmiş işte.”

Nergis tepki vermenin ne demek olduğunu dahi unutmuştu.Helal süt! Kız! Tanışma! Evlilik! Kelimeleri kulağında çınlarken bakışları anlamsız şekilde hala Nihandaydı.Nihan ise işi bozuntuya vermeden rolüne devam ediyordu.

“Adı da değişik bir şeydi.Hım ay dur Ner..li bir şeydi sanki.” Nihan düşüyormuş gibi yapıp gözlerini kapatıp saniyesinde tekrar açtı.

“Hah Neriman.”

“Neeeee Neriman mı?Adi pislik birde Neriman yok diyordu. Allah’ım ben bu adamı gebertmez miyim?”

“Dur canım sakin ol.Dedim ya altı üstü yemek yiyecekler.Hem seni seviyor kızı kırmamak için kabul etmiştir bence..” Nihan üzülse mi gülse mi bilememişti.İnşallah işe yarar diye dua ederken Nergis volta attığı oda da hızla durup dönüp üzerine doğru yürüdü.

“Ne demek yemek yiyecekler? Nihan sen ciddi misin?”

“Maalesef tatlım.Demirhan bugün aradı laf arasında bahsetti.”
Nergis iki elini uzun saçlarının arasından geçirdi.“Pis zampara! Hayvan herif! Birde kabul etmiş tanışmayı öyle mi?”

“Kuzum ne yapsın?Annesini de kıramadıysa zavallıcık!”

“Zavallıcık öyle mi? Bende Nergissem o yemeği başlarına geçiririm! Ben burada üzüntümden gebereyim onu kırdım diye uyku uyumayayım herif daha yedim çıkmadan başka tanışmalara yelken açsın!Ama yok öyle dünya! Nerede yiyeceklermiş biliyor musun?”

“Valla beni aradığında yer ayırtıyordu Demirhan.Girayın işi varmış sanırım ondan rica etmiş!”
Nergis şok üzerine yaşadığı şokların etkisiyle yığılıp kalacaktı.

“Aşşağılık herif.Birde abime ayırttırıyor yeri! Yok yok bu herifi gebertmek farz oldu!” Dolabını hızla açıp kıyafetlerini teker teker koltuğun üzerine fırlatırken Nihan sevgilisi tarafından sıkıca ezberlettirildiği son detayı da söyledi..

“Florya’da bir restoranmış.Şu sizin sık sık takıldığınız yer!Akşam 8 gibi sanırım.”

************ *********** *********
Nihan görevini layıkıyla yerine getirmiş azda Nergisin patlamaya yakın öfkesinden korkmuştu.Kızın gözleri neredeyse yerinden çıkacaktı.İnşallah akşama Girayı öldürmez diye dua ederken telefonu çıkartıp Demiri aradı.

Demir elinde telefon Nihandan keyifli haberleri beklerken gelen aramayı bekletmeden şebeklikle cevap verdi.

“6641 Dinlemede tamam!”

“6641 Görev tamamlandı.Tamam!”

Demirhan attığı kahkahasıyla telefonun ucundaki sevdiğini mest ederken “Seksi ajanım benim!Aferin sana!”diyerek Nihanı telefondan doğru utandırmayı başarmıştı.

“Hala içim rahat değil Demir.Çok üzüldü.Kendimi kötü hissediyorum.”

“İyi ders olacak onlara üzülme sen.Yarın akşam seninle çıkacaktık ama şirkette toplantı yapılacakmış ayda bir akşamları yapılır uzun sürecek.O yüzden buluşmamız hayal oldu.”

“Ya öyle mi?”

“Ama İmranlara git.Biz şirketteyken bütün hanımlar orada olacak.Hem kaynananla azıcık vakit geçir kendini sevdir anacığıma.Belki seni bana alır!”

“Aman havalara bak! Ayrıca anneciğin benim gönlümü yapsın bakalım ben seni alacak mıyım?”

“Zorla aldırırım yavrum! Başına bela olurum!Hem odanın yerini de biliyorum artık doğru pencereye tırmanabilirim!”

Nihan bu sapık adamıyla ne yapacağını bilemez halde söylediklerine gülüp geçmişti.
Bir süre daha konuşup keyiflenen Nihan Nergis ve Giraya bolca şans dileyerek evine doğru yol aldı..

Nergis hazırlanmış salonda spor yapan üç beş kişiye acil bir durumdan dolayı erken kapatacağını söyleyerek özürler dilemiş ve yollamıştı.Çantasını alıp  çıkışa doğru ilerlerken aklına gelenle olduğu yerde durdu.Abisini unutmuştu!

Telefonu çıkartıp abisini arayan Nergis sinirle ayağını yere vurup tempo tutuyordu.Demirhan kafese giren kuş misali çırpınan kardeşinin aradığını gördüğünde işte başlıyoruz diye mırıldanıp cevap verdi.

“Efendim bebeğim?”

“Abi bu akşam beni almaya gelme.Arkadaşımın doğum günü kutlaması varmış.Arayıp davet etti.”

Ah küçük cadı ah! diye mırıldanan genç adam aslında kızın üzerine gitmeyi istese de Nihanın üzüldü demesi aklına gelince rahat bir tavırla “Peki.Bırakırım seni.Dönüşte de ararsın gelir alırım.”dedi.

Nergis “Olmaz!” diye çemkirince Demirhan telefonu kulağından uzaklaştırmak zorunda kalmıştı.
“Ne bağırıyorsun kızım?”

“Yok abim ne bağırması.Neyse işim var hadi görüşürüz.” Nergis abisinin konuşmasına fırsat vermeden aramayı yüzüne kapatmış telefonu çantasının içine fırlatmıştı.

“Bekle beni Giray efendi! O helal sütlü Nerimanın saçlarını yolup eline vermezsem bende Nergis değilim!"

***** ****** ****** ****** **** *****
Yarım saat sonra mekanın önüne geldiğinde hiç vakit kaybetmeden içeriye girdi.Daha saatin 8 olmasına vardı ama bakışlarıyla içeriyi kontrol etmekten kendisini alıkoyamamıştı.O sıra yanına yaklaşan garson delikanlı tüm sevecenliğiyle “Hoş geldiniz hanımefendi.Randevunuz var mıydı?” diye sordu.

Nergisin bakışları hala masaların arasında dolanırken adama bakmadan “Hayır yok.” cevabını verdi.

“Boş masalarımızdan birine yönlendireyim o zaman sizi. Buyurun bu taraftan.” Genç kız garsonun yönlendirmesiyle kenar masalardan birine yerleştirildi.

“Teşekkürler!Menüyü yollamayın arkadaşımı beklemek istiyorum!” dediğinde genç çocuk kafasını sallayarak uzaklaştı.

Nergis masada pusu kurmuş kapıdan Girayla o şıllık Nerimanın girmesini beklerken Giray ise arabasını son sürat mekanın bulunduğu yere doğru hem sürüp hem sövüyordu.

"Ah Nergis ah başımın belası! Abinin bana söyleyeceğini biliyorsun ya beni kudurtacağını çok iyi biliyorsun süpürgesiz cadı! Ama sen dur ben o Şerafettin denen herifi parçalarına ayırıp akşam yemeği niyetine yemez miyim?!”

Hızlı manevralarla arabasını mekanın otoparkına sokup içinden çıkan genç adam uzun bacaklarından dolayı dört beş adımda kapıya varmıştı.Nergisi karşılayan aynı garson bu sefer Girayın önünde belirdi.

“Hoş geldiniz beyefendi! Randevunuz var mıydı?”

“Hıı var Şerafettin bak bakayım yazıyor mu?”

Garson elindeki listeye bakarken bir gözüyle de karşısındaki uzun boylu yakışıklı adama Şerafettin isminin ne kadar uyumusuz olduğunu düşünüyordu.Bu tipe o isim olmamıştı.Hala listeye bakarken Girayın gözü insanların içinde dolanırken ayağa kalkan kendini kesecek gibi bakan Nergisi buldu.

“Tamam aradığımı buldum ben!” garsonun yanından hızlıca Nergisin bulunduğu yere vardığında Nergisin öfkeli bakışlarına “Bak bak basıldı ya nasılda sinirleniyor!” diye içinden söylenirken kaldırdığı eli şak diye masaya indirdi.

“Beni saatlerce bekletirsin elin herifi için erkenden tünemişsin! Nerde o Şerro?”

“Senin helal süt emmişin nerde? Pis zampara  daha 4 gün oldu be küseli hayvan!”

“Sana ne demeli müdür oğlu olunca kaçırmak istemedin herhalde! Hani nerede şu herif!”

Etraftaki gözler ikisinin kavgasına bakarken Nergis bir an için dönüp millete baktı sonra bakışlarını Girayın ateş fışkıran gözlerine çevirdiğinde bu işte bir terslik olduğunu anladı.Bu adam hangi heriften bahsediyordu? Ve Neriman neredeydi?

“Giray sen kimi soruyorsun Allah aşkına?”

“Şerafettini!”

“Şerafettin de kim be adam?”

“Seni isteyen finans müdürünün oğlu!”

“Beni isteyen finans müdürünün oğlu mu?”

“Nergis dediklerimi tekrar etme!” Elini kaldırıp yüzünü sıvazlayan genç adam nasıl bir oyunun içine düştüğünü çözmeye çalışıyordu.

“Neriman nerde?”

“Hayda! Yine mi Neriman?”

Nergis kınayan bakışlarıyla Girayı süzüp gözlerini kısarak “Bana yalan söyleme annenin sana bulduğu helal süt üreten kızla tanışmayacak mısın?” dediğinde Giray sesli bir kahkaha attı.

“Helal süt üreten kızla mı tanışacakmışım?” genç kız kafasını olumlu anlamda sallarken Girayın bakışları kızın göğüslerine kaydı.

“Valla Nergis senden iyi kimse süt üretem..” elini yumruk yapıp çocuğun koluna geçiren Nergis adamın susmasını sağladı.

“Kes kes nasılda kıvırıyorsun! Rezilsin rezil!”

“Kızım bi dur da! Sen şimdi Şerafettinle yemeğe çıkmadın mı?”

İki inatçı keçi burun buruna birbirlerine bakarken duydukları tanıdık bir sesle oldukları yerde çivilenip kaldırlar.

“Geç kalmadık umarım!”

Samet elleri pantolonun cebinde dururken sağına ve soluna aldığı oğullarıyla mafya babaları gibi sakince duruyordu.

Nergis korkuyla “Baba?” derken Girayın gözü ise direk arkadaşına takılmış hayretle “Demir?” dedi.

“Ah hadi ama bende buradayım!”

Emir tek elini kaldırıp sallayarak varlığını belli ettiğinde Nergisin gayriihtiyari ağzından “Abi?” kelimesi çıkmıştı.

Samet etrafına baktıktan sonra önündeki sandalyeyi çekerek oturdu.Ayakta kalan kızı ve Giraya “Bekliyorum.” dediğinde Nergis safça “Neyi?” diye sordu.

“Göründüğü gibi değil her şeyi açıklayabilirim baba! cümlesini!”

“Şey baba..” Nergis hayatında bu kadar utandığını hatırlamıyordu. Babasının karşısında yüzü düşerken Giray hiç düşünmeden kızı susturdu ve patladı..

“Samet amca aslında her şey göründüğü gibi! Hiçbir yanlış anlaşılma yok.Ben Nergisi seviyorum yani bu sevmenin de ötesinde bir duygu.Hava gibi su gibi her an ihtiyaç duyduğum nimet gibi.Siz zaten aşık bir adam olarak benden daha iyi bilirsiniz tabi.Ama kızılacak birisi varsa o da benim. Nergis istemedi bile beni.Ben zorladım.Yani zorlamakta değildi aslında o sadece korkuyordu. Demirle aramın bozulmasından sizinle Yusuf amca gibi tartışmaktan.Demir sende affet kardeşim ben hep söyleme taraftarıydım ama Nergis bekleyelim dediği için onu ezip geçemedim! Oh be rahatladım!”

Giray nefes almadan soluksuz kurduğu cümlenin sonunda huzura ermiş gibi hissederken Emir yumruğunu kaldırıp Girayın sol gözüne indirdi.Genç adam boşluğuna gelip  sendeleyerek arkasındaki masaya çarptığında etraftaki çok kalabalık olmayan üç beş müşteri şaşkınca onlara bakıyordu.Gelen garsonları bir bakışıyla durduran Demirhan sertçe eliyle uzak durun işareti verdi.

“Şimdi bende rahatladım!” Emir elini sallarken Demir çocuk gibi ikizine bakıp dudaklarını büzdü.

“Yumruk benim hakkımdı ikizim böyle anlaşmamıştık!”

“Unutma iki dakikada olsa büyüğüm öncelik abilerin!Ayrıca hepinizden özür diledi benden dilemedi.”

“Ee Şerafettin ne olacak şimdi?” Demir pisliğine arkadaşına bakıp sorarken Giray Nergise dönüp “Kulaklarını tıka!”  diye uyarıda bulunduğunda genç kız istemsizce elleriyle kulaklarını kapadı.

“Sokturtma lan Şerafettinine! Seviyorum dedim! Aşığım dedim! Yıkarım yakarım yinede vazgeçmem Nergisten! Duydun mu lan beni! Dostumsun! Kardeşimsin ama o da benim her şeyim! Kusura bakma Samet amca ama söy..” Giray cümlesini bitirememişti çünkü ikinci yumruğunu da Demirden yediği için karşı masaya uçmuştu.

Nergis artık sinirinden ağlamaya başlamıştı.Yeşilçam filmlerini aratmayan sahneyle Girayın önüne geçtiğinde çocuğun şişen suratına bir bakış atıp ailesine döndü.

“Ya vurmayın artık.Ben susturdum tamam mı? Annem gibi olmak istemedim.Özür dilerim sizden sakladığım için ama yapamadım işte.Bende onu seviyorum.Ayrıca bu Şerafettin de kim bizim finans müdürünün oğlu yoktu ki?”

“Aa yok muydu? Allah Allah!” Samet kızına tek kaşı kalkmış şekilde bakarken Nergis babasının oyun içinde oyun kurguladığına inanamıyordu.O sıra bütün zerafetiyle annesinin gelip babasının yanındaki yerini almasıyla ağzını balık gibi açıp kapatmak zorunda kalmıştı.

"Kusura bakmayın gençler. Yumruklara dayanamadığım için geç geldim." Yasemin kızına gülümseyerek göz kırptığında Nergis ellerini belinin iki yanına koyup mahalle teyzelerini aratmayan sesiyle çemkirdi.

“İnanamıyorum size! Çevirdiğiniz oyunlara bakın aşk olsun!”

Samet ayakta kalan ikiliye eliyle sandalyeleri gösterip “Oturun bakalım en başından anlatın şu işe nasıl kalkıştığınızı! Sonunda bir yumrukda benim hakkım var..” derken mekanın müdürü yanlarına geldi.

Adam Samet’i görünce anında el pençe kesilmişti.Garsonlar kavga var diye haber verdiğinde sinirinden kudurmuştu lakin önemli iş adamını görünce kavganın sebebini merak etmişti.

“Samet bey.Bir sorun mu var efendim?”

“Yok Ekremcim.Damadımızla bizim sevişme şeklimiz bu.Hiçbir sorun yok.Hatta donatın sofrayı damadımızın cebinde akrep var mı yok mu anlayalım!”

Samet Giraya bakıp göz kırparken başıyla oturması için işaret verdiğinde oldukça eğlendiği için keyfi yerine gelmişti.Giray ise ne niyetle gelmişti neler bulmuştu. Hala yaşadıklarının bir rüyadan ibaret olduğunu sanıyordu.İçindeki adrenalin yüzünden suratındaki sızlamayı bile hissetmiyordu.

Garsonlardan biri buz torbası getirip Giraya uzattı.Genç çocuk gülerek “Müessesemizdendir!” dediği anda  masada yükselen kahkahalar az önceki gerginlikten eser bırakmamıştı.

************ *********** **********
Sinan öfkeli bakışlarıyla kızına bakarken Seda güçlü durmak için elinden geleni yapıyordu.Narin kocasını yatıştırmak için koluna sarılmış bir şekilde sakin olmasını fısıldıyordu.Gülüm ise tek konuşmalarının iyi olacağını düşünerek yemekten sonra odasına çekilmişti.

“Seda nasıl kabul edersin o çocukla evlenmeyi? Hırs uğruna..” Genç kız herkesten aynı şeyi duymaktan bıkıp usanmıştı artık.Hızla babasının lafını bölen Seda “Hırs uğruna değil baba.Lütfen bir karar verdim ve ailem olarak yanımda olun.Hafta sonu gelecekler ve yüzük takılacak!” diyerek kestirip attı.

“Kızım..”

“Anne lütfen kimse neden niçin diye sormasın artık! Son kararım bu!Şimdi izninizle uyumak istiyorum!”

Seda koşar adımla odasına çıkarken çığlık ata ata ağlamak istiyordu.Tükenmişti artık.Yitip gitmek istiyordu.Kimseye gerçekleri anlatamıyordu. Yaşadıklarını onlar için yaptıklarını söyleyemiyordu. Yaptıklarının yanlış veya doğru olduğunun ayrımına varamıyordu. Tek isteği yaşadıkları eğer bir kabus ise bu kabustan biran önce kurtulmak istiyordu.

“İnanamıyorum! Kafayı yemek üzereyim! Melih ne olacak? Hani seviyordu bu çocuğu?”

“Sinan sakin ol lütfen.Üzerine gitmeyelim.Eğer kabul ettiyse vardır bir sebebi.Çocuk değil kızımız.Kararlarına saygı duymalıyız.”

Sinan karısının dediklerini idrak edemiyordu.Karısı bile bu işe olumlu bakarsa kendisi kızının fikrini nasıl vazgeçirecekti?

“Narin kızının daha küçücük yaştan beri Melihe duyduğu aşkın farkındasın.Anne olarak benden daha iyi biliyorsun bunu öyle değil mi? Şimdi ne oldu da Erenle evlenme kararı aldı.Bak evlenme diyorum! Basit bir sevgililik dönemi değil!”

“Biliyorum hayatım.Ben de farkındayım.Ayrıca kızımı herkesten iyi tanıyorum. İstemediğini çok açık görüyorum!Eğer öfkeni bir yere bırakırsan istemediğini sende görürsün!”

“İnat uğruna mı yapıyor yani?”
Narin kafasını merdivenlerin oraya doğru çevirdi.Etrafı kolaçan ettikten sonra kocasına doğru fısıldadı.

“Hayır.Zorla!”

Sinan tam bağırmak için ağzını açmıştı ki Narin parmak uçlarında yükselip eliyle kocasının ağzını kapattı. “Sessiz ol!” derken hafifçe elini çektiğinde Sinan büyümüş gözleriyle “Ne demek zorla?” diye sordu.Narin bugün kızının telefon konuşmasına istemeden kulak misafiri olmuştu.Kızının hakaretler edip telefonu kapattığında bir süre ağladığına şahit olmuştu.Duyduklarını kocasına anlatırken Sinanın anbean değişen suratından korkmaya başlamıştı.Kocasını yıllar var ki böylesine sinirli görmemişti ve şimdi ciddi anlamda kaç yıllık kocasından korkuyordu.

“Telefondakinin Eren olduğundan emin misin?” son bir umutla karısının gözlerine baktığında Narin kafasını salladı ve savaşın başlamasına sebep olacak cümleleri söyledi.

“Bir gün beni sevdiklerimle tehdit etmenin bedelini ödeyeceksin Eren.O gün geldiğinde seni babama bırakmadan ben öldüreceğim dedi!”

-Bölüm Sonu-

^-^ Merhaba gönül dostları :) Bu sefer sizi bekletmedim.Yalnız bölüm cok ama cok uzun olduğundan kesmek zorunda kaldım..Diger part düzenlenme aşamasında birkac gune hazır olur :)

Eren şapa oturmak üzere karşısindaki adami hic tanimiyor. Sizce Sinan ne yapacak?? Cevaplari az cok duyar gibiyim.. :)

Ikinci partta guzel bir surpriz bekliyor ve oldukca duygusal bir bölum olacak mendillerinizi ayarlayin benden söylemesi..

Öpüldünüz..:))

Bạn đang đọc truyện trên: Truyen247.Pro