Chào các bạn! Vì nhiều lý do từ nay Truyen2U chính thức đổi tên là Truyen247.Pro. Mong các bạn tiếp tục ủng hộ truy cập tên miền mới này nhé! Mãi yêu... ♥

SS:4

(Multi Efe Sayın.)
Sabah bir erkeğin kokusuyla uyandım. Yanımda Mert yatıyordu. Evimizde,onun odasındaydık. Karnımdaki elini çekip yüzüne baktıktan sonra yanağına minik bir öpücük kondurdum kardeşimin. Yanından sessizce kalktıktan sonra. Koridora çıktım. Saate baktım. Saat 11:00'dı. Sude'nin kapısını tıklattım.
"Sude?"
Ses gelmedi. Kapıyı açtığımda kimse yoktu. Endişelendim. Ya nereye gitti bu kız. Efe'nin kapısını tıklattım.
"Efe? Kardeşim gelebilir miyim?"
İki kere daha tıklattım.
"Gel kardeşim."
Kapıyı açtığımda Efe'nin göğsünün üstüne kafasını koymuş uyuyan bir Sude gördüm.
"Uyudu."
Gülümseyip.
"Tamam ben kahvaltı hazırlayayım."
Kapısını yavaşça kapatıp. Mutfağa indim. Kahvaltı hazırlamaya başladım. Yukardan sesler gelmeye başladığında uyandıklarını anladım. Sude gelip yanağıma sulu bir öpücük kondurduğunda bende ona aynı şekilde bir öpücük kondurdum.
Kahvaltıya oturduk.
"Ayy daha okula gideceğiz."
"Ee ne yapalım Nutellam?"
"Yarın sınav var. "
Efe çalışsada pek başarılı olan tiplerden değildi fakat yine de notları fazla düşük değildi. Mert çalışmasada yüksek alıyordu. Biz Sude ile çalışıyoruz ve genelde notlarımız ikisindende yüksek oluyor. Neyse...
"Ben hazırlanmaya çıkıyorum aşklarım."
Hepsine birer öpücük kondurduktan sonra odama çıktım. Siyah şortumu üstenede mavi t-shirtümü giydim. Ayakkabı olarak siyah sporlarımı ayağıma geçirdim. Makyaj olarak bordo bir ruj ve eyeliner çektim. Rimel de sürdükten sonra hazırdım.
Şarkı söyleyerek merdivenlerden aşağı koşarak indim. Ve hepsi hazırdı.
"Oha ya ne ara?"
"Herkes sen değil Bonibon."
Gülüp arablarımıza bindik. Mert eliyle işaret verince hepimiz sırayla çıktık. Müziğin sesini son ses açtım ve okula girdim. Herkes dördümüze bakıyordu gözler önünde olmaktan nefret ediyorum. Okuldakilerin bana bakmasından nefret ediyorum. Arabalarımızı park edip indik. Gökdeniz ve çetesi yanımıza geldi. Nefret ediyorum şu çocuktan iki senedir asılıyor. İki sene nedir ya.
"Oo bebeğiiim. "
Ağzını yaya yaya konuşuyordu aptal! Bir vuracaksın. Derken Mert düşüncelerimi okur gibi tam ağzına yumruk geçirdi.
"Meert!"
Efe de yanına gidip bir tane geçirdi. Ben Mert'i kolundan yakalayıp kendime çevirdim.
"Lütfen yapma."
Burnundan soluyup. Sinirle uzaklaştı yanımızdan. Haftada bir oluyordu böyle ama bu sefer daha sinirliydi. Efe de Mert'in arkasından gitti. Bende Gökdeniz'e dönüp
"Yeter artık aptal! Sen.. Sen harbi salaksın. Bırak lan peşimi bırak senide sevgini de tövbe tövbe!"
"Tamam Eliz gel derse geç kalacağız."
"Tamam."
Tam yürürken Sude arkasını dönüp.
"Mal!"
Diye bağırdı. İşte Sude bu. Sınıfa doğru yöneldik. Sınıfa girdiğimizde. Efe oturuyordu. Yanına gidip Mert'i sordum. Spor salonundaymış ve basketbol oynuyormuş. Teşekkür edip onun yanına gittiğimi söyledim.
"Ha bu arada hocaya ayağımın burkulduğunu söyleyin Mert'inde benimle birlikte revirde olduğunu da söylersiniz."
Koşarak Mert'in yanına gittim. Uzak bir mesafeden basket attı. Alkışlayarak ve gülümseyerek yanına yaklaştım.
"Ne oldu kardeşim neden sinirlisin. "
"Gerçekten bu kadar aptal olduğunu düşünmemiştim. Çocuk orada sana asılıyor dövüyorum. Senin orada beni savunman gerekirken gidip onu savunuyorsun. Fazla aptalsın. Hem de çok fazla."
"Ben sadece seni düşündüm tek bir kavganızda okuldan gideceğini söylemişti müdür."
"Ben olmasam bu okulun basketbol takımı olmazdı okulda başarıdan başarıya koşmazdı. Yani o müdür bana hiç bir bok yapamaz."
"Haklısın ben zaten aptal bir kızım.
O kadar aptalım ki... Her neyse senin bu kadar büyüteceğini düşünmezdim."
Arkamı dönüp hızlıca yanından uzaklaştım. Bu kadar büyütmemesi gerekirdi ve kardeşimin bana aptal demesi biraz kalbimi kırdı. Müzik katına çıkıp zaten müzik kolu başkanı olduğum için anahtarlar bendeydi. Bir tane odaya girip piano çalmaya başladım sanırım beni rahatlatıyordu. Teneffüs zili çaldığında sınıfa gidip sınav için özet çıkardığım kağıtları aldım ve hiç bir şey demeden sınıftan çıktım. Her zaman gittiğim okulun arka tarafındaki banka doğru hızlıca yürüdüm. Matematik sınavıydı ve e kadar çalışsamda sınav öncesi tekrar gerekliydi. Zaman ne çabuk geçti anlayamadım fakat zil çaldı. Sınıfa doğru ilerlerken. Gökdeniz ve Sude'yi gördüm Sude durumdan memnun değildi koşarak yanlarına gittim.
"Ne oluyor lan burada Gökdeniz yeter artık! Bir daha böyle bir şey olursa ben ya da Sude'ye dokunursan hiç iyi olmaz unutma benim babam mafya."
Sude'yi kolundan tutup sürüklerken söyleniyordum.
"Kızım sende akıl yok mu? Neden duruyosun o çocuğun yanında ben bittim sana geldi sıra. "
Sınıfa girdiğimizde sırama doğru ilerledim ve oturdum. Mert kalemini elinde döndürüyordu sinirli olduğu het halinden belliydi ama ben de onu düşündüm. Önümr gelen kağıtla düşüncelerimi aklımın bir köşesinde bırakıp onlara geri döneceğimi söylediğimde sınavıma başladım. Sorular kolaydı. Bir tane soruda takıldım. Telefomumu Whatsapp grubumuzu açtım.
Whatsapp grubu:
Eliz: 15. Soru ne?
Sude: Kanka A olacak o. 😊
Eliz: Saol. 💙🐼
Efe: Tüm cevapları versenize lan!
Mert: Kardeşim çalışsaydın. 😒
Efe: Kardeş matematik bende basmıyor. Yoksa çalışmayıp orta yüksek not alan çocuğum. 😂
En son Efe ne kadar yalvarsada kimse vermedi. Süremiz bittiğinde kağıtlar toplandı.
"Nasıl geçti Bonibon?"
"Süperdi 100 alacağım."
"Bende."
"Efe kardeşim senin?"
Mert Efe'ye inadına soruyordu.
"İyi kardeşim."
Hepimiz kahkaha atıyorduk. Okuldan çıkmayı planlıyorduk. Ve Sude'nin telefonu çaldı.
"Alo?"
"........."
"Na.. Nasıl?"
"..........."
"Anneeee!"
Sude'nin bağırmasıyla bayılması bir oldu.

Arkadaşlaar! Nasılsınız ben çok iyiyim. Hikayede neler olsun istediklerinizi yazabilirsin. Ve oylarınızı da eksik etmeyin sizleri çok seviyorum.

Bạn đang đọc truyện trên: Truyen247.Pro