Chào các bạn! Vì nhiều lý do từ nay Truyen2U chính thức đổi tên là Truyen247.Pro. Mong các bạn tiếp tục ủng hộ truy cập tên miền mới này nhé! Mãi yêu... ♥

4. Yanlış Anlaşılma

New Jersey, ABD, 2.5 yıl önce.

Richard Foster'in tam bir buçuk yıl sonra komadan çıkışının beşinci günüydü ancak ne yazık ki hastane günleri henüz sona ermemişti. Tabi Richard geçen bir buçuk yılı tamamen bilinçsizce geçirdiğinden dolayı sadece beş gündür yatıyormuş gibi hissediyordu. Ancak geçen uzun süre boyunca vücudu güçsüz düşmüş, kasları zayıflamış, vücudu hareket etmeyi unutmuş gibiydi. Doktorlara göre eskisi gibi hareket kabiliyetini kazanıp yürüyebilmeden önce yoğun bir fizik tedavi süreci geçirecekti ve bir süre daha hastanede kalması gerekiyordu.

Hayat çoğu zaman sıkıcı, monoton ve bilindik olmasına rağmen bazen de hiç beklenmedik şeylere gebe olabiliyordu. Sadece dizi ya da filmlerde gördüğünüz, başınıza hiç gelmeyecekmiş sandığınız bir şeyi bir anda yaşayabilirdiniz. Richard'a olan da tam olarak böyle bir şeydi. O gece arkadaş grubuyla bir mekanda eğlenmişlerdi eve dönüş yolunda kullandığı araca bir tır çarpması sonucu hastanelik olmuşlardı. Üç kişiydiler arabada; Richard, sevgilisi Carmen ve yabancı arkadaşları Cihan.

Carmen birkaç gün içinde iç kanama tehlikesini atlatmış, kazadan bir kol kırığı ve eziklerle kurtulmuştu ancak Richard ve Cihan o kadar şanslı değillerdi. Tam bir buçuk yıl tepkisiz halde uyumuşlardı.

Richard kazadan uyanıp neler olduğunu sorduğunda annesinin anlattığı bunlardı. Kulağa bir film senaryosu gibi geliyordu. Özellikle de Cihan'ın fişi çekildiği gün aynı dakikada Richard'ın vücudunun tepki vermiş olması...

Cihan... Onunla üniversitenin ilk günü tanışmıştı Richard. İyi bir çocuktu ve iyi de anlaşmışlardı. Kısa süre sonra diğer ortak arkadaşları Dave ile birlikte üçü ev tutmuş, birlikte yaşamaya başlamışlardı. Richard ilk zamanlar yabancı biriyle aynı evde yaşama konusunda düşünceli olsa da hiçbir sorun yaşamamışlardı.

Kazanın yaşandığı gece Richard'ın Philadelphia'dan birkaç günlüğüne ziyarete gelen sevgilisi Carmen, Cihan ve Dave birlikte bir gece kulübünde eğlenmişlerdi. Gecenin sonunda Dave yeni tanıştığı bir kızla yanlarından ayrılırken üçü birlikte eve dönmeye karar vermişlerdi.

Richard o gece alkollüydü ancak kazaya sebep olan onun yaptığı bir hata değildi. Tali yoldan anayola çıkan bir tır şöförü kırmızı ışıkta duramayıp son hızla araçlarına çarpmış, araç sürüklenirken Richard hakimiyetini kaybetmiş ve takla atarak şarampole yuvarlanmışlardı. Tır sürücüsü şu anda tutukluydu.

Bu anlatılanları defalarca dinlemişti Richard uyandığından beri. İlk önce gözyaşları içinde anlatan annesi, sonra ziyaretine gelen dostları, arkadaşları... Richard'a hepsi bir masal gibi geliyordu. Kaza anı, o çarpışma sesi, aracın aldığı darbeden dolayı savrulmaları ve ilk can acısını öyle net hatırlıyordu ki aradan onca zaman geçmiş olması inanılmaz geliyordu. Oysa zaman akmış, hayat devam etmiş, dünya da yeni şeyler olmuştu. Amerika'nın yeni bir başkanı vardı artık ve Richard'ın yattığı yerden gün boyu izlediği TV haberlerine göre dünya gündemi eskisine göre bir hayli hareketlenmişti.

Günler boyu bir sürü test yapıldı Richard'a. Emarlar, röntgenler, ekokardiyografiler ve daha bir sürüsü. Kimisi belli aralıklarla tekrarlanmıştı ve Richard sayısını unutmuştu artık. Tüm bu kontrollerin sonucunda doktorlar onun durumunda olabilecek herhangi birine göre çok daha iyi olduğunu söylediler. O kadar uzun süre komada kaldıktan sonra kalıcı bir beyin hasarı oluşmamıştı ve bu gerçekten mucize gibi bir şeydi. Uygun bir beslenme programı ve fizik tedaviyle eski sağlığına kavuşacaktı. Yani iyiydi. Tabi onlara göre... Richard aslında iyi falan değil, çıldırmanın eşiğindeydi ancak bunu sadece kendisi biliyordu

Günümüz, Istanbul

Sena çığlık atarak bana sarılırken istemsizce çığlğına eşlik ettim. Neden her seferinde bunu yapıyorduk bilmiyorum ama uzun zaman sonraki her görüşmemiz bu şekilde oluyordu. Onu özlemiştim ve arkadaşlığına çok ihtiyacım vardı.

"Kulaklarım sağır oldu!" Diye şikayet eden Okan bizi ayırdı ve bir kolunu benim, diğerini Sena'nın omzuna atarak bizi mutfağa sürükledi.

"Gözlerime inanamıyorum! Daha hiçbir şey hazır değil!" Okan yüzüne komik bir dehşet ifadesi yerleştirmişken Sena'da ona gülüyordu.

"Bu kadar erken gelmenizi beklemiyordum. Suç benim değil." Diye itiraz ettim.

"Sen ona aldırma, yardım için erken geldik." Dedi Sena getirdikleri alışveriş posetlerini masanın üzerine boşaltmaya başladı.

"Çoğul konuşma, ben sadece yemeğe geldim." Diyen Okan sırıtıyordu.

Okan her zamanki gibi gevezelik edip duruyor, bizimle uğraşıyordu. Benim yumurta çırpma şeklimden Sena'nın domates soymasına kadar dalga geçmediği şey kalmamıştı.

"Elinize de hiç yakışmıyor. Hep diyorum, bu gidişle evde kalacaksınız."

Elimdeki el bezini pis pis sırıtan Okan'a fırlattım.

"Madem yardım etmiyorsun git salonda otur. Başımıza kaynana kesilme!" Diye söylendim. Okan'da bunun üzerine komik bulduğu şeyler hakkında söylene söylene mutfaktan çıktı.

Okan böyle biriydi. Keyfi yerinde olduğunda sevdiği insanlarla uğraşmaya bayılırdı. Kötü niyeti olmadığından ona kızamıyordum. İnsanı sinirlendirmesine karşın gönül alma konusunda da gayet iyiydi ve aynı zamanda ihtiyacım olduğunda yardım edeceğinden emin olduğum, güvendiğim nadir insanlardan biriydi.

"Ee, senin şu ex ne oldu anlat hadi." Aslında Sena'nın eskk sevgilisini merak falan etmiyordum. Başından beri hiç hoşlanmadığım yürüyen bir egoydu. Sadece Sena'ya zarar verip vermediğini bilmek istiyordum.

"Sen haklıydın, bana göre değildi." Dedi ben krebi çevirirken. "Kültür seviyesi düşük, kendini olduğundan fazlasıymış gibi göstermeye çalışan, parasıyla hava atan biriydi. İlk zamanlar bunu anlayamamıştım ama bir süre sonra kasıntı tavırlarına katlanamaz hale geldim ve onu terk ettim." Bunu rahatça ve umursamaz bir şekilde anlattığına göre demek ki ciddi bir yara almamıştı.

"Üzüldüğümü söyleyemem. Senin kaleminde değildi. Çok daha iyilerini hak ediyorsun." Derken son krebi de tavadan aldım. Sena salatalıkları doğruyordu.

"Hak ettiğim kimse bir an önce gelip beni bulsa iyi olur çünkü ben artık aramaktan çok sıkıldım."

Pekala, belki ona şimdi biraz çıtlatabilirdim.

"Çok fazla aramana gerek olmayabilir." Dedim sırıtışıma engel olamayarak.

"Nasıl yani?"

"Okan'ı neden buraya çağırdım sence?" diye sordum sesimi alçaltıp bir sır verir gibi.

"Neden çağırdın?" O da benim gibi sesini alçaltarak sormuş ve şimdi meraklı gözlerle bana bakıyordu. Ancak demek istediğimi anlaması uzun sürmedi.

"Yo, yoo! Okan ve ben birlikte olamayız." Dedi yüzünü ekşiterek.

"Neden olmasın?" Sen onun bu zevzek hallerine aldırma. Normalde fazlasıyla iyi ve anlayışlı bir çocuk. Oldukça kültürlü. Ayrıca çok iyi bir üniversiteye gidiyor ve hatırlatayım, gayet yakışıklı. Peşinden koşan kızlara bizzat şahit oluyorum."

"Mercan, sanırım farkında değilsin ama Okan senden hoşlanıyor, benden değil."

Bir anlık duraksamanın ardından ne dediğini tam olarak idrak ettiğimde elimde olmadan kahkaha attım.

"Saçmalama Sena!"

"Mercan!"

Okan'ın salondan gelen fazlasıyla yüksek sesi karşısında ikimizde irkildik. Ancak o an aklıma banyoda olduğunu unuttuğum Rick geldi ve merakla salona koştum. Kahretsin!
Richard sabah olduğu gibi beline sardığı havluyla üst kata çıkan merdivenlerin dibinde duruyordu. Şimdiki görünüşü daha fazla ıslak, daha seksiydi. Okan'ın şaşkın bakışlarıyla karşılaşınca yanlış anladığını fark ettim ve utançtan yüzüm yanmaya başladı.

"Evinden çıplak adam çıkıyor Mercan!" Okan'ın sesi öfkeliydi ve bana hesap sorarmışcasına bakıyordu. Sinirlendiği zamanlarda olduğu gibi boynu kızarmaya başlamıştı.

"Özür dilerim." Diyen Rick bana doğru birkaç adım attı. "Sanırım bir şeyleri batırdım ha?" Bana olan bakışları gerçekten de mahcuptu.

"Ona yaklaşma!" diye bağırdı Okan Richard'a öfkeyle. Richard ise onu sakinleştirmeye çalıştı.

"Sakin ol ahbap, ortada bir sorun yok. Sadece-"

"Neden erken gelmemize söylendiğin belli oldu. Demek yatak keyfini bozmuşuz." Diyen Okan Rick'in sözünü keserken suçlayıcı sözlerini bana yöneltmişti.

"Okan, şu an ayıp ediyor ve saçmalıyorsun." Dedim kaşlarımı çatarak. Ona doğrusunu açıklayabilirdim ama neden? Kendimi kimseye açıklamak zorunda değildim ki. Böyle köpürmeye ve bağırmaya hakkı yoktu.

"Haklısın saçmalıyorum. Burada fazlalık etmeye niyetim yok zaten."

Okan son sözünü söyleyip kapıyı öfkeyle çarpıp çıktıktan sonra salonda üçümüz kaldık. Sena bir bana, bir de Rick'e şaşkınlıa bakıyordu. Ben ise ne diyeceğimi bilemiyordum.

"Mercan, gerçekten üzgünüm." Dedi Rick. "Erkek arkadaşınla aranı bozmak istemezdim." Bir yanlış anlama daha. Teşekkürler Okan.

"O benim erkek arkadaşım değil," diye düzelttim. "Sadece arkadaşım. Neden böyle davrandı hiçbir fikrim yok. Özür dilemek zorunda değilsin."

"Öhüm!" İkimiz de aynı anda Sena'ya baktık.

"Ben de buradayım." Dedi aksanlı ingilizcesiyle.

"Kusura bakma. Ben Richard. Karşıdaki eve yeni taşındım." Diyen Rick yüzünde hoş bir gülümsemeyle elini Sena'ya uzattı.

"Ben de Sena." Diyerek tokalaştı Sena'da.
"İlginç bir karşılaşma oldu."

"Şey, ben genelde böyle insanların evinde yarıçıplak ortaya çıkarım işte. Aldırma sen." Diyen Rick omuz silkti gülerek. Bu söz üzerine Sena ve ben de gülüştük.

"Sevdim seni Rick. Biz de kahvaltı edecektik. Katılırsın değil mi?" Sena bana sormaya gerek dahi duymamıştı. Ona kaşlarımı çattım. Gerçi umursamazdı zaten.

"İsterdim ama gidip üzerime doğru düzgün bir şeyler giysem iyi olacak." Dedi Rick belinde gevşemiş havluyu düzeltmeye çalışarak. O an elimde olmadan gözlerim adonislerine kaydı. Gerçekten de insanda bakma isteği uyandırıyordu.

"Tekrar üzgünüm Mercan. Sana fena borçlandım sanırım." Dedi yine mahcup bir şekilde.

"Sorun değil Rick," dedim gözlerimi omzundan yukarıda tutmaya çalışırken. "Yalnız eve geçerken etrafa dikkat et lütfen. Seni bu halde kimse görmesin. Burada hiç hoş karşılanmaz." Sapık diye yaftalanıp linç yiyebilirdi. Dahası bizim evimizden çıktığı görülürse buyrun dedikodunun alasına.

Rick kapıdan çıkar çıkmaz Sena çığlığı bastı ve beni kolumdan çekiştirerek kanepeye oturttu.

"Bana hemen her şeyi anlatıyorsun!" Hevesli haliyle dili bir karış dışarıda sahibinden mama bekleyen evcil köpekleri andırıyordu.

"Sena, ortada bir şey yok. Hadi kahvaltı edelim."

Sena kolumdan yakalayıp kalkma girişimimi engelleyerek beni tekrar oturttu.

"Adam evinde duştan yeni çıkmış halde dolanıyor ve sen ortada bir şey yok mu diyorsun? Külahıma anlat!"

"Cihan'ın eski evine yeni taşındı ve sanırım tesisatında problem varmış. Duş alırken su kesilmiş. Banyomuzu kullanmak istedi ve bende izin verdim. Hepsi bu kadar."

"İlginç." Dedi Sena. "Bu mahallede bir yabancı... Her neyse Mercan. Adam taş gibi farkındasın değil mi?" Son kısmı söylerken gözleri muzipçe parlıyordu.

"Evet. Sanırım vücuduna iyi bakan tiplerden." Diye onayladım. Bunu anlamamak için kör olmak gerekirdi zaten.

"Tıpkı dergilerdeki seksi modeller gibiydi. Mesleği ney? Normalde nerede yaşıyor?"

"Bilmiyorum."

"Nasıl bilmezsin? Kızım neden sormadın ki?"

"Sena, adamla daha dün tanıştık. Öyle uzun uzadıya muabbet etmedik." Diye açıkladım.

"Öyleyse en kısa sürede detaylıca sohbet etmelisin."

Bu sözlerinin nereye gideceğini biliyordum. Bana her fırsatta yeni birileriyle tanışmamı, görüşmemi söyleyip duruyordu. Dört yılın ardından çoktan yeni bir ilişki yaşama zamanım gelmişti ona göre. Haksız değildi ama söylediği kadar kolay olmuyordu işte. Ben yeni insanlarla tanışıp kaynaşma konusunda hiç iyi değildim. Zaten içimde öyle bir istek de yoktu ama bunu ne Sena'ya ne de anneme anlatamıyordum.

"Şimdilik Rick'i boşver ben asıl Okan'ı ne yapacağım?" diye sordum konuyu değiştirme amaçlı.

"Senden hoşlandığını söylemiştim." Dedi bilmiş bilmiş. "Çöpçatanlık konusunda berbatsın."

Ne diyebilirim ki, haklıydı. Okan'ın bana karşı ilgisi olduğunu hiç fark etmemiştim. Ama Richard'a karşı tepkisi her şeyi gösteriyordu. Onunla uygun bir dille konuşmam gerekiyordu çünkü gerçekten değerli bir arkadaşımdı ve kaybetmek istemiyordum.

Bölüm sonu.

Arkadaşlar hikayeye biraz tepki istiyorum 🙄 Bu hikayeyi büyük bir hevesle yazmaya başladım ve kaldırmak ya da ara vermek istemiyorum. Her ne kadar başında olsak da yorum yapmanızı istiyorum. Beğenmediğiniz şeyler varsa lütfen söyleyin ki çok ilerlemeden hikayeyi biçimlendirebileyim. Destekleriniz önemli.

İyi geceler.

Richard

Bạn đang đọc truyện trên: Truyen247.Pro