Genç adam yavaşça gözlerini açtığında yanındaki soğukluğa anlam veremeyerek o tarafa döndü. Minik kızın olması gereken yer boştu. Yatakta doğrulup banyo kapısına baktı. Açık olduğu için orada olamazdı. Yataktan kalkıp odada bir tur attı ve minik kızın odasında olmadığını anlayınca koridora çıkıp minik kızın odasına ilerledi. Kapıyı tıklatıp bir iki saniye bekledikten sonra açtı ve içeri girdi. Odasında da değildi. Dışarı çıkacakken komodinin üzerindeki telefonun titremesiyle ağır adımlarla oraya ilerledi. Katherine'in telefonuydu. Göz ucuyla telefona bakınca William'dan iki mesaj ve altı cevapsız arama olduğunu gördü. Gözlerini devirip odadan çıktı ve salona inen merdivenleri hızlı bir şekilde indi. Natasha koltukta oturmuş telefonuyla oynuyordu. "Günaydın. Katherine nerede?" Kızıl telefonu kapatıp kenardaki sehpaya bıraktı ve genç adama döndü. "Sana bakmaya geldiğimde senin yanında uyuyordu. Bir sorun mu var?" Genç adam sıkıntıyla nefesini verdi ve ellerini saçlarına geçirdi. "Uyandığımda yanımda değildi. Olabileceği her yere baktım, yoktu. Dışarı da çıkmış olamaz, telefonu odasında." Natasha genç adamın telaşını fark etmiş ve hemen yanına gelmişti. Elini yanağına koyup gülümseyerek baktı. "Hey, telaşlanma. Belki bahçededir. Hadi gel bakalım." Elini yanağından çekip Clint'in elini tuttu ve birlikte bahçeye çıktılar. Bir kaç dakika bakındıktan sonra genç adamın telaşı arttı ve kenardaki koltuğa oturdu. Dirseklerini dizlerine dayayıp başını eline dayamıştı ki çatıdaki hareketlilikle hızla ayağa kalktı. Katherine çatının ucunda duruyordu. Clint korkudan titremeye başlamıştı. "Natasha! Katherine çatıda!" Kızıl çatıya bakınca minik kızı görmesiyle ayağa kalktı. "Orada ne yapıyor?" Genç adam onu umursamadan tüm hızıyla eve girdi ve çatıya çıkan merdivenleri ikişer ikişer tırmanmaya başladı. Çatıya açılan kapıya gelince durmadan açtı ve soğuğu umursamadan kenardaki minik kıza ilerlemeye başladı. "Katherine? Çabuk yanıma gel. Dikkatli ol tatlım. Hadi." Genç adam onu korkutmamaya çalışıyordu. Panik yapabilir ve dengesini kaybedebilirdi. Minik kız kenara doğru bir adım daha attığında Clint titreyen sesine engel olamadan yineledi. "Katherine hemen yanıma gel." Tekrar ufak bir adım attığında genç adam daha fazla beklemeyip minik kıza hızlı adımlarla ilerledi ve onu kolundan yakalayıp ortaya doğru çekti. "Tanrı aşkına sen ne yapıyorsun!" Kendisine boş bakan gözleri fark ettiğinde kaşlarını çatıp kıza baktı. Daha da tuhaf olanı gözlerinin farklı bir renk olmasıydı. Mavi ve kırmızı olan gözleri şimdi sapsarıydı. "Katherine neyin var?" Minik kız tıpkı bir robot gibi hareket ederek elini kurtardı ve minik bir fısıltı duyuldu. "Hadi ne duruyorsun? Dediğimi yap!" Katherine genç adama bakarak konuştu. "Peki efendim." Natasha dehşet içinde öne atlayıp kızı tişörtünden yakaladı. Genç adam onun burada olduğunu bile bilmiyordu. Tişörtün yakasını biraz aşağıya indirip boynunu açtı. Köprücük kemiğinin hemen üzerinde kırmızı bir ışık yayan yuvarlak bir metal parçası vardı. Clint'in paniği her geçen dakika daha da artıyordu. "Onu birileri kontrol ediyor olmalı." Minik metalden yine ses yükseldi. "Engelleri ortadan kaldır." Minik kız cümlesini tekrarladı. "Peki efendim." Ellerini iki yana açıp genç adama ve kızıla bakmadan ellerini onlara doğru savurdu. Clint ve Natasha kızıl bir sis ile birlikte üç metre geriye savrulmuştu. Genç adam acıyla doğrulurken çoktan en uca ulaşmış minik kızı görmesiyle ayaklandı ve hızla oraya doğru koştu. Kızın üzerine atlayıp son anda aşağıya düşmesini engellemişti. Üzerinden kalkmayarak altındaki boş gözlere baktı. "Kendine gel Katherine!" Katherine onu bir çırpıda üzerinden atıp ayağa kalktı. "Pekala, miniğim. Bu böyle olmayacak. Yok et onları." Katherine aynı sözü tekrarladı. "Peki efendim." Clint yerde ellerinin üzerinde doğrulup arkasında kalan arkadaşına baktı. "Natasha çabuk çalışma odama in ve yayımla sadağımı alıp salonda beni bekle!" Natasha dediğini yapıp merdivenlerden aşağı koşmaya başladığında genç adam zaman kazandırmak için bir şeyler düşünmeye çalıştı. Fakat ona zarar veremezdi. Katherine elini havaya kaldırdığında genç adam havalandı. Elini öne doğru savurduğunda genç adam merdivenin ilk basamağına düştü ve salona kadar yuvarlanarak indi. Acıyla inleyerek doğruldu ve arkadaşının ona doğru attığı sadağını ve okunu aldı. Natasha akıl edip okları bayıltıcı getirmişti. Merdivenlerde ona doğru gelen kızı fark etmesiyle yayına bir ok aldı ve kıza attı. Minik kız eliyle oku yakalayıp kırdı ve kenara atıp ilerlemeye devam etti. "Clint, ona zarar vermeden nasıl durduracağız?" Genç adam cevap vermek yerine bir ok daha aldı ve kıza attı. Fakat minik kız ellerini yukarı kaldırarak kızıl bir sis tabakası yaratarak okun kendisine gelmesini engellemişti. Genç adam pes etmedi ve bir ok daha attı. Katherine hamle yapamadan ok kolunu çizip merdivenin basamağına saplanmıştı. "Clint kendine gel ve düzgün atış yap!" Minik kız Clint'in hemen önünde durdu ve gözlerini gözlerine kilitledi. Genç adam tedirginlikle geriye bir adım atmıştı ki minik kız elini genç adamın göğsüne koydu. Clint geriye savrularak sırtını duvara çarptığında bu sefer Natasha saldırıya geçti. Takla atarak koltuğun arkasından çıktı ve tabancasını minik kıza doğrulttu. Katherine elini yumruk yaparak sıktığında tabanca kızılın elinde ezilmişti. Natasha elindeki ezilmiş tabancaya şaşkınlıkla bakarken minik kız elini öne doğrultarak onu havaya kaldırdı ve duvara doğru fırlattı. Kızıl duvara çarpıp yere düşerken genç adam minik kıza dehşet içinde baktı. Ona zarar veremezdi. Bunu yapamazdı. Kızılın ayağa kalkmaya çalıştığını fark ettiğinde elini tekrar ona doğrulttu ve genç kızı duvara dayadı. "Şimdi, kurtul o ikisinden. Acele etme, yavaş ve acılı olsun." Katherine ağır adımlarla yerde oturan genç adama doğru ilerlemeye başladı. Clint ne yapacağını bilmiyordu. Bir kaç metre ötesinde duran yayına uzanmaya çalıştığında başarısız olmuştu. Minik kız tek bir el hareketiyle yayı eline almıştı. Katherine hiç zorlanmadan genç adamın zihnine girdi ve anılarına daldı. Anne ve babasını trafik kazasında kaybedişini, abisi ile yetimhanede kalmaları, yetimhanede sürekli uygulanan işkence, sirkteki ustasının onu yaralaması, Budapeşte'deki görevi, Katherine'i ilk görüşü, minik kız ağlarken hissettiği o tuhaf his, Natasha'nın yaralanması, Katherine'in yaralanması... Genç adam hıçkırarak ağlamaya başladı ve dizlerini kendine çekip ellerini kulaklarına bastırdı. Çığlık atmaktan boğazı yırtılacakmış gibi hissediyordu. Kulaklarına bastırdığı elleri ise hiçbir faydada bulunmuyordu. Görüntüleri hala görüyor, sesleri hala duyuyordu. "Katherine kes şunu! Acı çekiyor görmüyor musun?" Minik kız durmadan başka bir anıyı açtı. Açtığı bu anının her bir karesinde Katherine vardı. Her tarafında, her bir köşesinde. Minik kızın gülümsemesi, kahkahası, göz yaşları, sevinci, korkusu, üzüntüsü. O her yerdeydi. Katherine başını iki yana salladı ve kaşlarını çatarak yerde iki büklüm olmuş acı çeken genç adama baktı. Gözlerini sıkıca kapamış bunların bitmesini bekliyordu. Minik kız Natasha'yı havada tutan elini indirdi ve geriye bir adım attı. "Ne yapıyorum ben?" Yaptıklarının yeni farkına varıyordu. Göz yaşları akarken boynundaki metalin vücuduna elektrik akımı vermesiyle acı bir çığlık attı ve hemen solunda yerden kalkmaya çalışan kızıla döndü. "Natasha! Yardım et! Ne yapıyorum ben lanet olsun!" Yerde sarsılarak ağlayan genç adama baktı ve dudaklarından minik bir hıçkırık kaçtı. "Boynumdaki parça beni kontrol ediyor. Çıkar şunu!" Natasha yerden tökezleyerek kalkıp yere düşen bıçağı aldı ve Katherine'e son bir kez bakıp bıçağın sivri ucuyla boynundaki metali boynundan çıkardı. Metali çıkardığı yerden kan gelirken minik kız burukça gülümseyip fısıldadı. "Harika." Yutkunup devam etti. "Ölmeme izin ver, lütfen. Kendimi asla affetmeyeceğim. Clint'e yardım et." Natasha hızla minik kızın üzerinden kalktı ve genç adama ilerledi. Elleri hala kulaklarında, ağlıyordu. Ellerini tutup kulaklarından çekti. "Geçti, bebeğim. Sorun yok." Clint gözlerini açmadan konuştu. Sesi ağlamaktan kısık çıkmıştı. "Natasha, be-ben nefes a-alamıyorum."
***
BÖLÜM SONU
Herkese merhaba. Yeni bölüm biraz gecikti farkındayım. Hepinizden çok özür dilerim. Ama okullar açıldı ve okulum eve bayağı uzak olduğu için akşam evde olabiliyorum. Ve okullar açıldığı için çok sık bölüm yazamayacağım. Ama askıya da almak istemediğimden boş zamanlarımda yazmaya ve paylaşmaya özen göstereceğim. Anlayış göstereceğinizi umuyorum. Teşekkür ederim ^^
Bạn đang đọc truyện trên: Truyen247.Pro