medyaya bir adet eskiden ayyaş olan ama hamile olduğu için kola içmek zorunda kalan bi kimya bırakıyorum. aa şey, bi de laçinguş.
bölüm sınırı 85oy 400 yorum seviyom sizi
Bölüm Şarkısı: ItsAMoney - Roxanne
Netflix Önerisi: Marriage Story
ithaf bikazofed HayallereYolculukk ozlemdemirllii kingdomiscome
#bunlarıbiliyormuydunuz oy verenleri yemiyorum
antilerim gizlice okuyo seviyom sizi de fşfşieşsisisisşw (antilerim: mafya abimle binbir gece kitap yazarı melinsu, öğretmenim tesisatçı çıktı 2 yazarı hayriyesu ❤)
bölümü silmişim yanlışlıkla tekrar yazıyom zaten kafam dağınık bu sinirle laçini öldürmemek için zor tuttum kendimi
lLDŞAŞFŞAŞCŞAŞCAİŞDİSAİQİ
***
Kimya|
"Aysel Hanım. Odamdayım. Başım ağrıyor." Destek alarak yukarıya çıktığımda derin nefes verdim. Laçin, Özgür'e gitmiş olmalıydı. Kafa dağıtmak için dışarı çıkıyordu, işe gidiyordu.
Aslında beklediğimden iyiydi son süreç. Onun da alışık olduğunu biliyordum. Laçin bunu bekliyordu. Söylemekten korksa bile anlayabiliyordum. Annesinin öleceğini en başından beri biliyordu ve bu ölüm onu şaşırtmamıştı. Belki anlık gelen bir ölüm olsaydı kendisini toparlaması biraz zaman alırdı ama Laçin elinden geleni yaptığını, annesinin de yeteri kadar mücadele gösterdiğini biliyordu. İnsan bazen yaşamak istemediği şeylere alışabiliyordu. Böylesinin daha iyi olduğuna inanıyordum. Acı çekerek ölmekten daha ağır bir yük yoktu.
"Kimya Hanım, Eda Hanım geldi." Aşağıdan gelen sesle onay verdim. Gerçi benim onayıma gerek yoktu.
Eda koşar adımlarla çantasını yere bıraktı. "Kimyoşum, çok özledim seni." deyip sarıldığında tebessüm ettim. Ben de ona sarıldım.
"Laçin eniştem yok mu? Başsağlığı dilerdim." dediğinde olumsuz yanıt verdim.
"Evde yok. Bende çok konusunu açmıyorum." dediğimde o da dolabın yanındaki kanepeye yayıldı.
"Kaynanan vefat etmiş Kimyacığım. Ayıp olmasın diye yasa girer insan." dediğinde gözlerimi devirdim. Benimle bayadır böyle dalga geçtiği için aldırmıyordum. Laçin için elbette üzülüyordum ama...
"Üzücü." dediğimde ters ters bana baktı. "Bak. İnsanın annesini kaybetmesi kötü bir şey. Kadın, kanser hastasıydı. Acı çekiyordu. Ağrıları vardı. Ne yapmamı bekliyorsun? Evde ağıtlarımla Laçin'i intihara mı sürükleyeyim?" dediğimde omuz silkti.
"Haklısın tabii Kimyoşum da. Bilemedim işte." dediğinde sıkıntıyla ofladım.
"Ben ölüm döşeğinden kaç kez döndüm haberin var mı senin? Yirmili yaşlarımın başındaydım. İşimi yeni yeni kuruyordum ve kırk yaşında gibi davranmaya çalışan aceminin tekiydim. Ama hayat bazı şeyleri kafama vura vura öğretti bana." dediğimde sustu. Biraz sert davrandığımı fark ettiğimde gülümsedim. "Umarım bunların ne demek olduğunu hiç bir zaman anlamazsın."
Hafif aralık olan kapı tıklandığında Laçin bir adım attı. "Hanımlar, dedikodunuzu mu bölüyorum?" dediğinde Eda kahkaha attı. Eda'ya gerçekten bu konularda çok özeniyordum. En ufak bir şeyde bile mutlu olabiliyordu.
"Evet enişteciğim, Kimya da seni ne kadar özlediğinden bahsediyordu."
Laçin alayla kaşlarını kaldırdı ve bana baktı. Güldü. "Benim Kimya'm mı?" diye sorduğunda Eda bana çemkirmeye başladı.
"Adama bi' iki güzel bir şey desene kızım. Bak alışmamış işte, söylüyorum inanmıyor."
"Peki, sevgili ilişki uzmanı. Hadi evine git artık sen." dememle çantasını aldı. Bana yalancı bir kızgınlıkla bakarken Laçin'in de omzuna dokundu. Onun gitmesiyle kapıyı kapattım.
Belime sarılan kollarla ensemde bir sıcaklık hissettim. Laçin başını boynuma yasladı. Elimi saçlarına attım. Kestirmişti. "Seni çok seviyorum Kimya." Boğuk çıkan sesine karşılık tebessüm ettim.
"Saçlarını kestirmişsin." dediğimde belimden kavrayarak döndürdü. Yüz yüze geldiğimizde toparladığını fark ettim. Konuyu açmaktan kaçıyordu. Ben de üstelemek istemiyordum, şu an iyi durumdaydı.
"Ah karıcığım, iş arkadaşlarım kısa daha çok yakışır deyince gidip kestirmişim." dediğinde blöfüne karşılık yanağını tuttum ve çekiştirdim. Gülümsedi.
"Bu akşam planın var mı? Sana yemek ısmarlayabilirim." dediğimde ilk başta gözleri parlasa da olumsuz yanıt verircesine mırıldandı.
"Müge beni birileriyle tanıştıracak. Akşam yemek sözü verdim. Tek olsaydık ertelerim ama kalabalık olacağız." dediğinde başımla onayladım.
"Şey... Müge kim?" dediğimde belimi bıraktı ve yatağa oturdu.
"Müge benim patronum. Yani vakfın sahibi." dediğinde onaylarcasına sesler çıkardım. Daha önce iş konusunda sohbet etme fırsatı bulamamıştık. Onun adına mutluydum yeniden işini yapacağı için, ekonomik bağımsızlık kazanmak istiyordu ama iş hayatı hakkında pek bir fikri yoktu. Laçin kolay kolay işlerini büyütemezdi. Bu imkânsızdı. Ona söyleseydim muhtemelen gurur yapacaktı. Uyuşturucu işinden sonra yeteri kadar itibarı sarsılmıştı ve para kazanmak onun sandığı kadar kolay bir şey değildi. Şu an her şey çok pahalıydı, iş hayatında girdiği her risk ona pahalıya patlardı. Bir süre sadece mimar olarak çalışması lazımdı.
"Kıskanmadın mı?" dediğinde şaşırdım. O da şaşkınlıkla sormuştu. Kaşlarını yukarıya kaldırdı. Omuz silktim.
"Kıskanmam gereken durum ne?" diye sordum.
"Bilmem. Patronum falan." dediğinde karın ağrısını anladım. Sesli bir şekilde güldüm ve saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdım. "Nesi komik Kimya Hanım?"
"Kıskanmak sadece kendine güvenmeyen kadınların sorunudur Laçin Saygıner. Ayrıca iki karşı cins yan yana gelince hemen kıskanmak mı gerekiyor? Geri kafalılık bunun adı, kıskanmak değil."
"Aslınsa şaşırdım. Senin patronum hakkında daha fazla soru soracağını düşünmüştüm. Ya da çalışmamı istemeyeceğini falan. Başımı belaya sokacağımı düşünmen gerekiyordu." dediğinde Kimya duraksadı.
"Bu mesele içine sinmiyor, biliyorum. Çalışmak istiyorsun. O zaman seni tutamam. Kimle çalıştığına burnumu sokmayacağım da, nasıl istiyorsan öyle yap." dedi Kimya Seçiler. Her şeyin nasıl sonuçlanacağına zaman karar veriyordu.
***
Laçin restorana girdiğinde Müge de onu görmüştü. Hevesli bir şekilde el salladı genç kız. Sadece bir tanışma gecesi için çok fazla özenmişti. Ayağa kalktı ve siyah, büyük platformlu ayakkabılarının çıkardığı rahatsız edici sesle Laçin'e ilerledi. Vücut hatlarını ortaya çıkaracak kırmızı bir elbise gitmişti. Göğüs kısmında derin bir dekolte vardı. Dişiliğini öne çıkarmayı gerçekten başarmıştı. Siyah uzun saçlarını topuz yapmıştı ve büyük, halka küpeleri de yürürken onunla birlikte sallanıyordu.
"Laçin! Ben de seni bekliyordum! Şu masaya geçelim istersen." dediğinde Laçin başıyla onaylamakla yetindi. Bir an Kimya'nın teklifini hiç düşünmeden kabul edecekti ki, patronuyla ilk yemeği olduğu için özen göstermesi gerektiğini düşündü.
"Şey... Ekip olarak yemek yeriz diye düşünmüştüm." dediğinde genç kız yüzüne üzüntülü bir ifade takındı. Laçin ceketini sandalyenin arkasına asıp oturduğunda o da oturdu.
"Aslında öyle olacaktı. Çok üzgünüm Laçin sana haber veremediğim için. Gerçekten üzüldüm şimdi, yalan söylemişim gibi oldu." dediğinde Laçin itiraz etti.
"Neyse. Problem değil." dediğinde onun nazikçe söylediklerine içten bir şekilde gülümsedi.
"Aslında bunu erteleyebilirdim. Anneni kaybettiğini duydum. Anlayabiliyorum seni. Bana anlatabilirsin hissettiklerini." dediğinde Laçin zoraki bir gülümsemeyle başını salladı. Buraya kesinlikle bunu konuşmak için gelmemişti. Ama bu kadına katlanmalıydı. Kötü bir niyeti yoktu ama şu an bunalmak en son istediği şeydi. Kimya'ya bir şeyleri becerebildiğini kanıtlaması için buna katlanması gerekiyordu.
"Yemeğe geçsek direkt. Kusura bakma Müge, son günlerde çok başım ağrıyor. Eve biraz erken gitsem fena olmaz." dediğinde genç kız yoran bir enerjiyle onayladı. Sahiden akşam akşam bu enerjiyi nereden bulabiliyordu?
"Balık söyledim. Fazla beklemeyelim diye erken söyledim. Böylece seninle konuşmak için daha fazla vaktim olur. Hem de yemeği erken sonlandırırız." dediğinde kollarını masaya koydu. Laçin'in dikkatini ise Müge'nin elbisesi çekmişti. Genç kızı inceledi ve tebessüm etti.
"Elbiseme mi bakıyorsun? Güzel değil mi? Yakışmış mı bana?" dediğinde Laçin onayladı.
"Çok güzel." dediğinde Müge gülümsedi ve davetkâr bir şekilde göz kırptı. Laçin devam etti. "Eşimin geçen bahar koleksiyonundan. Çizim aşamalarını hatırlıyorum da bu elbise için baya kafa yormuştu." Laçin tebessüm ettiğinde genç kız yumruklarını sıktı. O sırada yemekler gelmişti. Müge kaşlarını çattı, anlaşılan o bu beğeniyi çok yanlış anlamıştı.
"Kimya Seçiler'le mi birliktesiniz?" diye sorduğunda Laçin güldü ve onayladı. Resmen hayatında aldığı en güzel soruydu. Bütün gün bu soruyu yanıtlayası gelmişti.
Genç kız bozuntuya vermedi ve suyundan bir yudum aldı. Zoraki bir şekilde gülümsedi. "Çok başarılı bir kadın. Çok şanslısın. Mağazasına girince çıkası gelmiyor insanın." Belki de sohbete onun özel hayatından başlamalıydı.
"Evet. Harika bir kadın." dediğinde Müge içinden sitem etmeye başlamıştı. Bir şekilde ilgisini çeken bir konudan bahsetmeliydi.
"Eşimi tanıyorsunuz herhalde?" Laçin, Müge'nin suskunluğunu fark ettiğinde muhabbet kurmaya çalıştı.
"Çok küçükken görmüştüm. Pek hatırlamıyorum ilkokula falan gidiyordum." dediğinde Laçin gür bir şekilde kahkaha attı. Büyük ihtimalle Kimya bunu duysa Müge'yi ortadan kaldırıldı. İlkokul da neydi?!
"Ne güzel. Çok seviyorsun herhalde onu." diye devam etti genç kız. "Aslında ben de birçok kez denedim ilişki kurmayı. Pek beceremedim de denilebilir. Amerika'daydım ama bir yanım hep buradaydı. Oradaki akranlarım genellikle hep takılmak isterdi. Ama ben ciddi bir ilişki istiyorum. Ciddi birini." dedi ve gözlerini Laçin'in üstüne dikti. Gözleri koyulaştı. "Senin gibi birini mesela. Ciddi, komik, sadık."
Laçin zorla gülmekten ağrıyan yanaklarını artık hissetmiyordu. Patronu öyle bir bakıyordu ki karşısında ne demesi gerektiğini bilemiyordu. Baskı altında kalmış gibiydi. "Henüz yirmi yaşındasınız, böyle olması gayet normal. Bakın keyfinize." dediğinde Müge onu çok sıktığını fark etti ve gergin ortamı dağıtmak için güldü.
"Elbette öyle, dalga geçiyorum." dedi bıçağını sesli bir şekilde bıraktı. "Ama şımarık yetiştirildim en küçük çocuk olduğum için. Ben her zaman isterim, istediğimi de alırım."
"Yaa... Ne güzel..." Laçin'in mırıldanmalarına karşılık genç kız eski enerjisini kazandı ve yeniden şımarık kız moduna döndü. Bundan sonra sessiz geçen bir yemekti. Müge de az da olsa samimiyet kurmaya başlamıştı ve böyle yemeklerin devamı da olacaktı. Ne de olsa beraber çalışıyorlardı.
"Peki o zaman! Buranın tatlıları da müthiş, tatlı da yer miyiz?" dediğinde Laçin ayağa kalktı.
Mahcup bir ifadeyle gülümsedi."Başka zaman ekip olarak buluşmayı çok isterim. İyi geceler. Her şey çok güzeldi." dediğinde Müge gülümsedi.
"İyi geceler Laçin. Ben teşekkür ederim. Sonra görüşürüz." dediğinde Laçin Saygıner ceketini alıp restorandan ayrıldı. Sahiden çok bitkindi. Dün gece pek uyuyamamıştı, araba kullanacak durumda da değildi. Taksiyle gelmişti ve taksiyle de dönecekti.
Yaklaşık yarım saatlik bir yoldan sonra taksi ücretini ödeyip indi. Cebinden anahtarlarını çıkardı. Aysel Hanım çoktan gitmiş olacaktı ki ışıklae kapalıydı. Büyük ihtimalle Kimya da yatmıştı. Hamile olduğundan beri uyku düzeni bozulmuştu. Sabahları da erken kalktığı için o erken uyuduğunda Laçin onu rahatsız etmiyordu. Kolundaki saate baktı. On bire çeyrek vardı. Üstünü değiştirip yatsa mükemmel olacaktı. Yarın Kimya'nın dernek başkanı olması adına bir davet verilecekti. Gidesi yoktu ama Kimya'ya eşlik edecekti. Daha doğrusu Kimya Seçiler de böyle etkinliklerden pek hoşlanmazdı ama katılması zorunluydu.
Yukarı çıkacağı sırada içinden küfür savurdu. Şu an tek hayali karısının yanına sıyrılıp yatmak iken bir de misafiri eksikti. Işıkları açtı, ardından kapıyı. Gördüğü kişi belki de en son görmek isteyeceği kişiydi şu an.
"Ne işin var burada?" dediğinde Selim çoktan eve girmiş bulunmaktaydı. Onu engelleyecek gücü kendinde bulamadı.
Genç adam içeri girince etrafı inceledi biraz. Etrafta dolandı. Ukala bakışlarını Laçin'e dikti. "Kimya koltuk takımlarını değiştirmiş." dedi ve güldü. "Aslında Kimya hep böyleydi biliyor musun? Bir şeylerle uğraştıktan bir süre sonra ondan sıkılır, onu bir köşeye atardı." Cümlesini tamamladığında Laçin koltuğun tepesine oturdu.
"Bunu söylemek için mi geldin buraya kadar? Zahmet etmişsin, artık gidebilirsin." dediğinde Selim, Laçin'e alayla baktı.
"Sana gelmedim. Burası Kimya'nın evi." dediğinde Laçin sinirle ayağa kalktı. Onun ayağa kalkmasıyla Selim de içindeki öfkeyi gizleyemedi. Söylediklerinin altında büyük bir kızgınlık yatıyordu.
"Ama ben burada yaşıyorum. Şimdi evimden git." dediğinde Selim kollarını birbirine bağladı.
"İnan bana senden daha çok zaman geçirdim ben bu evde..." dedi ve Laçin'e yaklaştı biraz daha. Fısıldadı. "Özellikle de yatak odasında." Laçin'in eli karşısındaki adamın yakasını tuttuğunda Selim sert bir şekilde itti.
"Bu ne gürültü?!" Kimya Seçiler dağınık, toplu saçlarıyla aşağı inince Selim gülümsedi hiçbir şey olmamış gibi. Kimya ağrıyan başını ovuşturdu ve gözlerini kırpıştırdı. "Selim? Ne işin var senin burada? Bu saatte?"
"Normalde bu saatte uyumazdın. Bundan çok daha geç saatlere kadar eve girmezdik. Evlilik insanı bitiriyor olmalı." dediğinde Kimya gözlerini devirdi. Selim her zaman böyle alaylı konuşurdu. Ona karşı bir nefret beslemiyordu ama Laçin'in ondan hiç hoşlanmadığını biliyordu ve ona eskisi kadar sempati besleyemiyordu.
"Dernek ile ilgili bir şey danışacaktım ama sevgili Laçin (!) benden pek hoşlanmıyor." dediğimde Kimya uykulu gözlerle ona baktı.
"Yarın konuşuruz olur mu? Şu an bir şey konuşacak halim yok sahiden." dediğinde Selim Öztekin'i sinirlendirdi. Yumruklarını sıktı. Ona belli etmemek adına gülümsedi zoraki bir şekilde.
"Sen... Sen çok değiştin Kimya." dedi sessiz bir şekilde.
Kimya Seçiler onu onayladı. "İki kilo aldım, 3 hafta önce de yanaklarımdan biraz yağ aldırdım. Fark edildiğine sevindim."
"Eski Kimya Seçiler başkalarının düşüncelerine göre hareket etmezdi. Onun hayatının merkezinde sadece işi vardı." Eliyle Laçin'i gösterdi ve sesini yükseltti. "Çapkın olduğunu biliyordum ama sübyancı olduğun aklımın ucundan geçmemişti!" dediğinde Kimya sırıttı.
"Ben bir aile istedim, şu an buradayım. Ailemle." dediğinde Selim duraksadı.
"Ben de sana bir aile vaad etmiştim Kimya. Hatırladın mı? Yaklaşık on sene önce hem de! Ama sen her zaman hayatında aşka yer olmadığını söyledin! Beni kandıramazsın. Herkesi kandırabilirsin ama beni asla. Seni benden daha iyi kimse tanıyamaz." Selim Öztekin için Kimya Seçiler büyük bir hayal kırıklığıydı. İlk başta bunun ten uyumu ile alakalı olduğunu sanıyordu ama yıllar geçtikçe bunu kabullenmesi gerektiğini anladı. O Kimya Seçiler'i seviyordu. Hep sevmişti. O her istediğinde Kimya onunla birlikteydi. Onu hiç kaybetme riskini tatmamıştı bu zamana kadar. Daha sonra ani bir kararla Kimya evlenmişti.
"Evlendiğini söylediğinde bunun sadece kağıt üzerinde olacağını sandım ve endişelenmedim, yanıldım. Sen benimdin, bedenen, ruhen. Aramızdaki çekimi görmemek imkânsızdı."
"Bak, geceleri duşa girerek ağlayabilirsin ama şu an hiç sırası değil." Laçin araya girdiğinde Selim Öztekin nefretle ona baktı. Normalde buraya bunu demek için gelmemişti ama genç adam kendisi kaşınmıştı.
"Biz arkadaşız Selim, bir süredir hep öyle kaldık." Kimya'nın dedikleri zihninde dolanırken tebessüm etti.
"İnsanlar arkadaşlarıyla evlenemez Kimya. Ben seni arkadaşım olarak düşünmedim hiç, sadece kendimi kandırdım." Selim Öztekin kapıyı çarpıp çıktığında arkadasında aklı fazlasıyla karışık olan Laçin'i bıraktı.
"Sen... Sen Selim'le evlendin mi?" Genç adamın yavaş yavaş gözleri dolarken Kimya şaşkınlıkla ona baktı.
"Çok uzun zaman oldu. Yaklaşık on bir sene" dediğinde Laçin yutkundu.
"Nasıl bana söylemezsin?! Nasıl daha önce evlendiğini söylemezsin?" dediğinde Kimya Seçiler de sinirlenmeye başlamıştı. Hiç kimse onun karşısına geçip ona bu şekilde bağıramazdı. Kim olursa olsun.
"Pembe dizide değiliz Laçin. Sesini kesmezsen anlatmam. Bağırınca istediğin yanıtı alamazsın " Genç kadının rahatlığı Laçin'i daha fazla sinirlendirirken eliyle saçlarını çekiştirmeye başladı. Kimya Seçiler dinlenilmemekten nefret ederdi. Üstelik uykusundan uyandırılmıştı ve cinayet işleyebilirdi.
"Suçlu benim yani? Sen evlendiğini söylemiyorsun ama ben suçlu oluyorum yine!"
"Sadece fırsatım olmadı. Biz birlikte olalı ne kadar zaman oldu ki zaten. Sana susmanı söyledim ve susmadın " Genç kadın duraksadı. "Sana yapacağım açıklama hakkını kaybettin. Sessizce dinleyeceğini anladığım zaman açıklamamı yaparım. İyi geceler." Kimya Seçiler dolapta asılı olan montunu giydi ve kapıyı çarpıp çıktı. Laçin ise ne olduğunu şaşırmıştı.
"Kafamı sikeyim, kendimi de sikeyim, Selim'i de sikeyim."
***
kimya kuşum yine çok haklısın
bölümü beğenenler?
ben SelKim shipperlarındanım (sadece ben)
Laçin'e söylemek istedikleriniz?
Bir de Müge'ye söylemek istedikleriniz?
byüüü.
Bạn đang đọc truyện trên: Truyen247.Pro